Viking (Futhark) ile Göktürkçe ses denkliği bulundu

Viking (Futhark) g sesi veren X harfi ile Göktürk d sesi veren X şekilce aynı.

Viking (Futhark) ile Göktürkçe ses denkliği bulundu

Prof. Dr. Osman Karatay

Eskiçağ İdil boyundaki Gelon halkının ismini etnolojik olarak hâlâ varolan ve ortaçağda da geçen Yılan boyu ile eşleştirmiş ama yine – gine denkliği gibi bir iki örnek dışında dil delili bulamamıştım. 

Viking (Futhark) g sesi veren X harfi ile Göktürk d sesi veren X şekilce aynı.

Yılan kelimesi Göktürklerde değil ama Bulgar (Hun?) çağında dilom olarak geçiyor. Zaten g > d > y geçişi beklemeliyiz. Yani Türkçenin bir döneminde g- olan ses takip eden dönemde -d haline geliyor ama biz aynı işaretle yazmaya devam ediyoruz.

Böylece hem Viking ve Türklerdeki iki harfi eşliyoruz, hem de Türk yazısının en az Hun çağı öncesinde ortaya çıktığına bir delil daha buluyoruz.

Günün bereketi…

Prof. Dr. Osman Karatay


FİNCE- TÜRKÇE BENZERLİĞİ

Türkçe ve Fince benzer sözcüklerden örnekler
Antik dönem tarihi ve Türk tarihi denince ilk akla gelen bilim insanı olan Prof. Dr. Osman Karatay, ‘Hırvat Ulusunun Oluşumu’ adlı mükemmel çalışmasında Türklerin sanıldığı gibi Altay dağlarının doğusunda değil Batısında yaşadıkları tezini ileri sürüyor.
 

Prof. Osman Karatay, Hırvat Ulusunun Oluşumu adlı çalışmasında, “Genel olarak Türklerin Altaylarda türeyip etrafa yayıldıkları kabul edilir, ancak beyaz ırktan olmaları sebebiyle beyaz kütleden koparak oraya gitmiş olmalarının gerekliliği ve Batı Sibirya’da aynı dönemde aynı özellikteki akrabalarının bulunması Ne’meth’in dil delili de eklenince bu konu üzerinde tekrar ve iyi düşünmeyi gerektiriyor. Türklerin anavatanının doğuda değil Togan’ın ifadesiyle Tanrı dağları ve Aral arasında olduğuna şüphe kalmıyor… (…) Yerinden oynayan taşları tekrar yerleştirmek gerek. Türklerin ilk yurdu Batı Sibirya ve Kazak bozkırlarında, belki daha da batıdadır” diye yazıyor.

Bu anlamda Prof. Dr. Osman Karatay’ınTürk Fin dilllerinin akrabalığı üzerine verdiği örnekler şöyle:

“Türk ve Fin dillerinin akrabalığı konusunda çok daha öncesinde fikirler serdedilmiş olmakla birlikte bu konuyu bir mantığa oturtarak önemli bir tarih meselesinin çözümüne katkıda bulunan, belki noktayı koyan kişi Macar alim Nemeth olmuştur. Buna göre eğer bu diller akraba ise ve Fin-Ugorların anavatanı Urallar olduğuna göre Türklerin esas yurdunun da bunun komşuluğunda olması gerekir. Burası ancak Kazak bozkırı olabilir. Türkler Altayların doğu eteklerinde değil 5 000 km batıda, Aral boylarında Arilerle komşu idiler.

“Bu durumda bozkırdaki bütün taşlar yerinden oynuyor. Ya Fin-Türk akrabalığı rededilerek ‘status quo’ korunacak ya da Sakalar (İskit) ve Sarmatlar başta olmak üzere bozkır kavimleri ve tarihi yeni bir mantık süzgecinden geçirilerek yeniden yorumlanacaktır.

“Bu birincisi mümkün gözükmüyor. Dilbilimin cümle ve kelime kuruluş ve kullanışını inceleyen alanların ya da ses olaylarına değişimlerine hiç girmeden, avami bir bakışla, bu dil(ler)in en temel kelimeleri olan zamirlerine bakılarak bile benzerlikler görülebilir. İşte Fn-Ugor dil topluluğunun en batıdaki dilleri olan Fince ve Estonca misaller: mina ‘ben’, sina ‘sen’, han ‘o’, minun ‘benim’, sinun ‘senin’, hanen ‘onun’.

“Türkçe isim fiil ekinin aynı olan -ma ile mastar yapımı: jouma ‘içme’, kuolema ‘ölme’, purema ‘ısırma’. Çoğul tıpkı Moğolcada ve eski Türkçedeki gibi ‘t’ ile yapılıyor. Sula kelimesi erimiş, sıvı demek. Türkçe sulu gibi bir şey. Viisi kelimesi ‘b’ ve ‘ş’ sesi bulunmayan bu Fincede ‘beş’ demek. Estoncada bu viis biçiminde. Setsi kelimesi, Türkçenin en eski şeklini koruduğunu kabul etmemiz gereken Çuvaşçada siççi ‘yedi’ ile neredeyse aynı. (…)

“Dolaysıyla Türklerin anayurdu Asya’nın hayli batısına kaydırılarak yeni bir harita çizilecektir. Bunu Avrasya sorununun çözümüne Fin katkısı olarak adlandırmak mümkündür.”

Yazıyı Değerlendirin

Değerlendirmeler (0)

Değerlendirme yok

ilgili yazılar

Q KLAVYE SORUNU VE BİLGİSAYARLARDA TÜRKÇE KARAKTERLER-Prof. Dr. Şükrü...

Q KLAVYE SORUNU VE BİLGİSAYARLARDA TÜRKÇE KARAKTERLER Prof....

GENÇLERİN ‘ÖZ TÜRKÇEYE’ ESKİ – ÇAĞDAŞ TÜRKÇE KOLLARINA...

GENÇLERİN “ÖZ TÜRKÇEYE” ESKİ – ÇAĞDAŞ TÜRKÇE KOLLARINA İLGİSİ;...

Dilin Millet Hayatındaki Yeri ve Önemi – Kahraman Atay

Dilin Millet Hayatındaki Yeri ve Önemi Bir milleti...

Tuva Türkçesi grameri, Tuva Türkçesi metinleri

Tuva Türkleri, Tuva Türkçesi, Tuva Türkçesi grameri, Tuva Türkçesi...

Eski Uygur Türkçesi Metinleri Metin 2

Eski Uygur Türkçesi Metinleri Metin 2 Eski Uygur Türkçesi...

Dil, Lehçe, Şive Adlarının Kısaltmaları, Dil kısaltmaları, Dil kodları

Dil, Lehçe, Şive Adlarının Kısaltmaları Nasıl Yazılır? Dil kısaltmaları,...

Avrasya Türkçelerinin Ayrıntılı Kıyaslaması – Prof. Dr. Mehmet Musaoğlu

Avrasya Türkçelerinin Ayrıntılı Kıyaslaması Prof. Dr. Mehmet Musaoğlu ...

Eski Anadolu Türkçesi Ses Özellikleri, Eski Anadolu Türkçesi Kelime Yapımı

Eski Anadolu Türkçesi Ses Özellikleri, Eski Anadolu Türkçesi Kelime YapımıEski...

UYGUR TÜRKLERİ BİLİMİ (UYGUROLOJİ- UYGURŞİNASLIK) ÜZERİNE BİR İNCELEME-YÜCEL TANAY

UYGUR TÜRKLERİ BİLİMİ (UYGUROLOJİ- UYGURŞİNASLIK) ÜZERİNE BİR İNCELEME, YÜCEL...

Hoca Ahmet Yesevi / Divan-ı Hikmet Çevirisi Veritabanı...

Hoca Ahmet Yesevi / Divan-ı Hikmet Çevirisi Veritabanı...

TÜRKÇEDE KELİME ETİMOLOJİSİ NASIL YAPILIR? -OSMAN FİKRİ SERTKAYA

TÜRKÇEDE KELİME ETİMOLOJİSİ NASIL YAPILIR? Sayın Aslı Karşıyaka...

Çağatayca: Klâsik devrin devamı (XVI. yüzyıl)

Çağatayca: Klâsik devrin devamı (XVI. yüzyıl) Çağatayca: Klâsik devrin...

Türkçe Kökler Sözlüğü’nden a-, ab-, ac- kökleri

Türkçe Kökler Sözlüğü'nden a-, ab-, ac- kökleri Türkçe Kökler...

İlginizi Çekebilir