E-F Harfiyle Başlayan Türkçe Çocuk Adları, Türkçe Kız ve Erkek Çocuk Adları, Türkçe İsimler, Türkçe Adlar ve Anlamları
E-F Harfiyle Başlayan Türkçe Çocuk Adları, Türkçe Kız ve Erkek Çocuk Adları
E-F Harfiyle Başlayan Türkçe Çocuk Adları, Türkçe Kız ve Erkek Çocuk Adları, Türkçe İsimler, Türkçe Adlar ve Anlamları
TÜRKÇE ADLAR
A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
ARAPÇA ADLAR
A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
(Türkçe kökenli F ile başlayan ad yoktur.)
|
Ebin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (Evin) Tane, öz > Kökeni: Türkçe |
|
Ebinç |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Refah, huzur > Kökeni: Türkçe |
|
Ebiri |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Erim, erdem, fazilet > Kökeni: Türkçe |
|
Ebrek |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Dayanıklı, sebatkar > Kökeni: Türkçe |
|
Ebren |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Evren, kainat 2. Felek, talih > Kökeni: Türkçe |
|
Ebret |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Ayrılım, ihtilaf > Kökeni: Türkçe |
|
Ebrük |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Dayanıklı, sebatkar > Kökeni: Türkçe |
|
Ece |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (Eçe) > Kökeni: Türkçe |
|
Ece |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Kraliçe. Güzel kadın > Kökeni: Türkçe |
|
Ecem |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Benim kraliçem > Kökeni: Türkçe |
|
Ecevit |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Çalışkan, aktif 2. Haşarı, yaramaz > Kökeni: Türkçe |
|
Ecevit |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Çalışkan, açık düşünceli, sinirli, açıkgöz. > Kökeni: Türkçe |
|
Eçe |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Dahi, çok akıllı, çok zeki 2. Saygıdeğer, görgülü hanım > Kökeni: Türkçe |
|
Eçine |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Doğru sözlü, sözüne güvenilir > Kökeni: Türkçe |
|
Ede |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (Edi, Ata) Atalık, hatırı sayılan, sözü dinlenen kişi > Kökeni: Türkçe |
|
Eder Han |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İyilik Tanrısı İyi ve güzel işlerin yapılmasını sağlar > Kökeni: Türkçe |
|
Ederkon |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Ede+Kon (Konmaktan can, ruh) > Kökeni: Türkçe |
|
Edgü |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. İyi, güzel, hoş 2. Adil, adaletli 3. Eğitmen, öğretmen > Kökeni: Türkçe |
|
Edgüdi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Eğitici, öğretici 2. İyi, ala > Kökeni: Türkçe |
|
Edi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Eda, ata, saygıdeğer ulu kişi > Kökeni: Türkçe |
|
Edige |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. İyi, iyi kalpli 2. Öğretmen > Kökeni: Türkçe |
|
Edik |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Kısa konçlu çizme > Kökeni: Türkçe |
|
Edil |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (İdil, etil, atil) iyilik, güzellik > Kökeni: Türkçe |
|
Ediz |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Kıymet, kıymetli 2. Yüksek, Yükselmiş > Kökeni: Türkçe |
|
Ediz |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Değerli, ulu > Kökeni: Türkçe |
|
Efe |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Batı Anadolu yiğidi. Kabadayı > Kökeni: Türkçe |
|
Ege |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (Eke, Öke) 1. Dahi, çok akıllı 2. Egemen, sahip 3. Bakıcı, eğitici > Kökeni: Türkçe |
|
Egemen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Hakim, sahip, kendinden başkasını dinlemeyen, buyrukçu 2. Bilge kişi, dahi 3. ağa, ağabey > Kökeni: Türkçe |
|
Egemen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Hakim, hüküm süren > Kökeni: Türkçe |
|
Egit |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Göz değmesi ve nazara karşı göz kenarlarına sürülen bir ot > Kökeni: Türkçe |
|
Eğber |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Eğri, eğrilmiş > Kökeni: Türkçe |
|
Eğilmez |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Gururlu, mağrur, dik başlı > Kökeni: Türkçe |
|
Eğin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Eğirilmiş > Kökeni: Türkçe |
|
Eğir |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Sarış, çeviriş, kuşatma 2. Bükme, kıvırma > Kökeni: Türkçe |
|
Eğnez |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Narin, zayıf, ince > Kökeni: Türkçe |
|
Eğrek |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Sık, bol > Kökeni: Türkçe |
|
Eğri |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Eğik, bükük Saygılı, alçak gönüllü > Kökeni: Türkçe |
|
Eğrim |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Pınar, göze, küçük çağlayan > Kökeni: Türkçe |
|
Eke |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Dahi, çok akıllı 2. Sahip, egemen 3. Bakıcı, eğitici > Kökeni: Türkçe |
|
Ekeç |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Cana yakın ve çekici kız > Kökeni: Türkçe |
|
Ekelik |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Deha, kıymet > Kökeni: Türkçe |
|
Ekhe Hatun |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yurul Han’ın eşidir Diğer büyük Tanrıların anasıdır > Kökeni: Türkçe |
|
Ekim |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Ekin ekme eylemi 2. Yarım, ziraat > Kökeni: Türkçe |
|
Ekim |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Ekme işi > Kökeni: Türkçe |
|
Ekin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Mahsul, tarla ürünü 2. Tarlaya ekilip olması beklenen her türlü bitki > Kökeni: Türkçe |
|
Ekin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Tarladaki ürün > Kökeni: Türkçe |
|
Ekinci |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. İkinci (erkek, ya da kız) 2. Rençber, çiftçi > Kökeni: Türkçe |
|
Eksük |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Azlık, yokluk, yoksulluk > Kökeni: Türkçe |
|
Ekşi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Eksi, eksik, azlık, yokluk > Kökeni: Türkçe |
|
El |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. İl, Ülke, Memleket 2. İlgi, bağlantı 3. Barış, sükunet 4. Kolun, bilekten aşağısı > Kökeni: Türkçe |
|
Ela |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (Ala) Renkli alacalı > Kökeni: Türkçe |
|
Elban |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (İlban) Devletçi, devletine bağlı, sadık > Kökeni: Türkçe |
|
Elbir |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: El+Bir Elbirliği, işbirliği, imece > Kökeni: Türkçe |
|
Elbite Han |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Kıskançlık Tanrısı Diğer Tanrıları kıskandığı söylenir > Kökeni: Türkçe |
|
Elcek |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Ekin biçme aracı 2. Munis, sessiz > Kökeni: Türkçe |
|
Elçi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Devletine bağlı, devletçi 2. Devleti adına aracılık eden, haberci, temsilci > Kökeni: Türkçe |
|
Elçi / elçibey |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Bir ülkeyi başka bir ülkede temsil eden kişi. Arabulucu > Kökeni: Türkçe |
|
Elçik |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Eldiven > Kökeni: Türkçe |
|
Elçim |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Demet, tutam > Kökeni: Türkçe |
|
Elçim |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Deste, demet, tutam > Kökeni: Türkçe |
|
Elçin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Demet, bağ, buket 2. Ekin biçerken kullanılan bir alet 3. Devlet görevlisi, devletine bağlı > Kökeni: Türkçe |
|
Elçin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Deste, demet > Kökeni: Türkçe |
|
Eldek |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Basiret, kabiliyet, eylem gücü 2. Yedek, elde bulunan > Kökeni: Türkçe |
|
Eldem |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Alışkın, yetişkin 2. Sevimli, cana yakın 3. Evcil koyun > Kökeni: Türkçe |
|
Eldüz |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: El+düz yurtsever elez.Yakut destanlarında bekaret Tanrıçası (ulu Tuyun’un kızı) > Kökeni: Türkçe |
|
Elez Hanım |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Bekâret Tanrıçası Bekâretini ve iffetini koruyan kızlara yardımcı olur > Kökeni: Türkçe |
|
Elgay |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yurtsever > Kökeni: Türkçe |
|
Elgin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Konuk, öncelik verilen kişi 2. Gurbetçi, yurdundan uzak > Kökeni: Türkçe |
|
Elgörmüş |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Gezgin, seyyah > Kökeni: Türkçe |
|
Elgün |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Halk, avam, halktan kişi > Kökeni: Türkçe |
|
Elibol |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Cömert, eli açık, sahi > Kökeni: Türkçe |
|
Elik |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Usta, eli yatkın > Kökeni: Türkçe |
|
Eliş |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Usta, maharetli > Kökeni: Türkçe |
|
Elitaş |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Cimri, eli sıkı > Kökeni: Türkçe |
|
Elitez |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Becerikli > Kökeni: Türkçe |
|
Elkatmış |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: El+Katmış Ülke fethetmiş, algan > Kökeni: Türkçe |
|
Elkin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Konuk 2. Yolcu > Kökeni: Türkçe |
|
Elöver |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yurtsever > Kökeni: Türkçe |
|
Eltutar |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. El+Tutar Yardımsever, hayırşinas 2. Fatih, Algan > Kökeni: Türkçe |
|
Elveren |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Olgunlaşan, yeterlilik kazanan > Kökeni: Türkçe |
|
Emçi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Doktor, eczacı > Kökeni: Türkçe |
|
Emeç |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Amaç, gaye > Kökeni: Türkçe |
|
Emek |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Gayret, cehd, zahmet 2. Güç, enerji > Kökeni: Türkçe |
|
Emek |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Gayret > Kökeni: Türkçe |
|
Emen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Can, ruh, hayat 2. Ağaç dikmek için açılan çukur 3. Meşe ağacı > Kökeni: Türkçe |
|
Emen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Can, ruh > Kökeni: Türkçe |
|
Emerse Han |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Meltem Tanrısı Bu adda dört Tanrı vardır, dört meltem rüzgarını yönetirler > Kökeni: Türkçe |
|
Emet |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Sınır, mesafe > Kökeni: Türkçe |
|
Emgek |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Emek, zahmet, güçlük > Kökeni: Türkçe |
|
Emlek |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Duygulu, merhametli > Kökeni: Türkçe |
|
Emre |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (İmre, amrak) Düşkün, aşık, hayallerle yaşayan. İmrenen/imrenilen anlamına da gelir. > Kökeni: Türkçe |
|
Emre |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Düşçü, hayallerle yaşayan > Kökeni: Türkçe |
|
En |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (Yen) 1. Derinlik, genişlik 2. Av 3. Kıyı 4. Arka > Kökeni: Türkçe |
|
Ençu |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Sükun, huzur, ruh derinliği > Kökeni: Türkçe |
|
Endeş |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Eşit, müsavi > Kökeni: Türkçe |
|
Eneç |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Meyil, meyilli > Kökeni: Türkçe |
|
Engin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Genişlik, derinlik, yayıklık 2. Ufuk, ufuk çizgisi > Kökeni: Türkçe |
|
Engin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Geniş > Kökeni: Türkçe |
|
Enicuk |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Hısım, kavim. Kardeş > Kökeni: Türkçe |
|
Enik |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (enük, enek) Genişçe, yayık > Kökeni: Türkçe |
|
Eniş |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (Enuş) 1. İniş, yokuşun karşılığı. Rahata ve huzura erme 2. Uçlarda, uçuk. > Kökeni: Türkçe |
|
Enkiş |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Tecrübeli, deneyimli, olgun > Kökeni: Türkçe |
|
Er |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Olgun, olmuş, ergin, yetişkin erkek 2. Asker, çeri > Kökeni: Türkçe |
|
Eray |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Erken ay. Ayın ilk gününde doğan > Kökeni: Türkçe |
|
Erbil |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yürekli, cesur > Kökeni: Türkçe |
|
Erçe |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Er+Çe. Erkeğe yakışır biçimde > Kökeni: Türkçe |
|
Erçin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Ülkenin idari bölümlerinden her biri (İl, ilçe, kasaba vb.) > Kökeni: Türkçe |
|
Erdal |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Genç kişi > Kökeni: Türkçe |
|
Erdem |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: ( Ertem) Fazilet, bilgelik, yücelik, hünerlilik > Kökeni: Türkçe |
|
Erdem |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Fazilet > Kökeni: Türkçe |
|
Erdemçi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Erdem sahibi > Kökeni: Türkçe |
|
Erdemlü |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Erdem sahibi > Kökeni: Türkçe |
|
Erden |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Er parçası, erden olma > Kökeni: Türkçe |
|
Erdenay |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Ay gibi temiz. Merkür gezegeni > Kökeni: Türkçe |
|
Erdin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Ermiş, olgun > Kökeni: Türkçe |
|
Erdinç |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Dinç, güçlü > Kökeni: Türkçe |
|
Erdoğan |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yiğit doğan > Kökeni: Türkçe |
|
Erek |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Erişilmek istenen, ülkü, hedef > Kökeni: Türkçe |
|
Erekli |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (Ereğli) Ereği olan > Kökeni: Türkçe |
|
Erem |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Müjde, iyi haber > Kökeni: Türkçe |
|
Eren |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Olgun, 2. Hür, bağımsız 3. Din ile bütünleşmiş > Kökeni: Türkçe |
|
Eren |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Olgun, veli > Kökeni: Türkçe |
|
Erendiz |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Jüpiter gezegeni > Kökeni: Türkçe |
|
Erentüz |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Eren+düz Tuva ve Çuvaş Türklerinde, “terazi yıldızı” > Kökeni: Türkçe |
|
Erez |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Erişilen, mutlu olunan 2. Cesur, gözü kara, dayanıklı > Kökeni: Türkçe |
|
Ergen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Olgun, deneyimli > Kökeni: Türkçe |
|
Ergenç |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Genç erkek > Kökeni: Türkçe |
|
Ergene |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Güçlülük, egemenlik 2. Maden dağı 3. Dağlar arasındaki geçit > Kökeni: Türkçe |
|
Ergenekon |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Maden dağı 2. Dağlar arasındaki yurt > Kökeni: Türkçe |
|
Ergi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Eriş, olgunluk, deneyim > Kökeni: Türkçe |
|
Ergil |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Bilgili, deneyimli, yetişkin 2. Savaşçı, cengaver > Kökeni: Türkçe |
|
Ergin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Ermiş, olgun, irfan sahibi 2. Savaşçı, cengaver > Kökeni: Türkçe |
|
Ergin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Olgun, ermiş > Kökeni: Türkçe |
|
Ergun |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Yumuşak huylu kişi 2. Hızlı koşan at 3. Argun > Kökeni: Türkçe |
|
Ergun |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yumuşak huylu > Kökeni: Türkçe |
|
Ergün |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yumuşak huylu > Kökeni: Türkçe |
|
Erhan |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yiğit kağan > Kökeni: Türkçe |
|
Erhun |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Hunlu yiğit > Kökeni: Türkçe |
|
Erik |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Ermiş, olgun, bilge, filozof, becerikli > Kökeni: Türkçe |
|
Eriken |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Ermiş, olgun, bilge > Kökeni: Türkçe |
|
Erim |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Müjde, iyi haber 2. Felsefe, derin bilgi 3. Vade, zaman > Kökeni: Türkçe |
|
Erin Han |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Aşk Tanrısı Erkeklerin gönlüne sevgi verir Hanı Hatun ile birlikte anılır > Kökeni: Türkçe |
|
Erincik |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Mahçup, utangaç > Kökeni: Türkçe |
|
Erinç |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Olacak, olması gereken, kaçınılmaz sonuç 2. Nimet, bolluk > Kökeni: Türkçe |
|
Erinç |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Dirlik, rahat, huzur > Kökeni: Türkçe |
|
Erirey Han |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Ürün Tanrısı Tarladaki hasadı korur > Kökeni: Türkçe |
|
Eriş |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Gaye, erişilmesi istenen > Kökeni: Türkçe |
|
Erişek |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Ülkü, gaye > Kökeni: Türkçe |
|
Erişen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Ulaşan, vasıl olan > Kökeni: Türkçe |
|
Erişkin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Olgun, kamil, ermiş > Kökeni: Türkçe |
|
Erk |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Güç, kudret 2. İktidar, erklik, hükümranlık 3. Bağımsızlık, egemenlik > Kökeni: Türkçe |
|
Erkal |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yiğit kal dileği > Kökeni: Türkçe |
|
Erkan |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yiğit, erkek soyundan gelen kişi > Kökeni: Türkçe |
|
Erke |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Egemen, güç 2. İşve, naz, cilve 3. Çekicilik, çekiciliği kullanma istek ve yeteneği > Kökeni: Türkçe |
|
Erkem |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Nazlım, işvelim, edalım > Kökeni: Türkçe |
|
Erki |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Güçlü, egemen, erke 2. Atik, çevik > Kökeni: Türkçe |
|
Erkin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Bağımsız, otorite tanımaz, özgür 2. Başına buyruk, kendi bildiğini okuyan 3. Sürekli, süreklilik > Kökeni: Türkçe |
|
Erkin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Bağımsız > Kökeni: Türkçe |
|
Erkindik |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Erkinlik, bağımsızlık, hürriyet > Kökeni: Türkçe |
|
Erklig |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Egemen, kuvvetli, şefkatli > Kökeni: Türkçe |
|
Erkmen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Bağımsız, başına buyruk 2. Bekar, evlenmemiş > Kökeni: Türkçe |
|
Erkut |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Güçlü, dayanıklı erkek. Kutsal kişi > Kökeni: Türkçe |
|
Erlik han |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Erlik+han Kamcı (Şamanist) gelenekte “cezalandırma Tanrısı” > Kökeni: Türkçe |
|
Erman |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Erdemli, güç, mert 2. Kutsal, mukaddes > Kökeni: Türkçe |
|
Erman |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Erdemli. Er kişi. Kutsal > Kökeni: Türkçe |
|
Ermiş |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Olgun, müdrik > Kökeni: Türkçe |
|
Ernek |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Küçük parmak, serçe parmağı > Kökeni: Türkçe |
|
Erol |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yiğitlik dileği > Kökeni: Türkçe |
|
Ersan |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yiğitliği ile ün yapmış kişi > Kökeni: Türkçe |
|
Erse |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Ermesi, olgunlaşması istenen > Kökeni: Türkçe |
|
Ersen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Mutlu, neşeli erkek > Kökeni: Türkçe |
|
Ersin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Uzun ömürlülük dileği 2. Olgunluk, bilgelik dileği > Kökeni: Türkçe |
|
Ersin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Olgunluk, bilgelik dileği > Kökeni: Türkçe |
|
Ersoy |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yiğit soydan gelen kişi > Kökeni: Türkçe |
|
Ersü |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Fazla, çok fazlalık > Kökeni: Türkçe |
|
Ertan |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Tan zamanı > Kökeni: Türkçe |
|
Erte |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Seher, şafak 2. Yarın, gelecek, sonraki, halef > Kökeni: Türkçe |
|
Ertegi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Destan, lejant > Kökeni: Türkçe |
|
Erten |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Tan, şafak > Kökeni: Türkçe |
|
Erten |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Tan > Kökeni: Türkçe |
|
Ertik |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Meslek, sanat > Kökeni: Türkçe |
|
Ertim |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Olgun, erişkin, bilge > Kökeni: Türkçe |
|
Ertin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Mahsun, hüzünlü 2. Kendine yeten > Kökeni: Türkçe |
|
Ertingü |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Olağanüstü, fevkalade 2. Efsane, mit > Kökeni: Türkçe |
|
Ertuğrul |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Dürüst, doğru kişi > Kökeni: Türkçe |
|
Ertunç |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Tunç gibi sağlam erkek > Kökeni: Türkçe |
|
Erzene |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Doruk, zirve, en üst > Kökeni: Türkçe |
|
Erzi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Veli, vasi, yönetici > Kökeni: Türkçe |
|
Erzik |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Asıl, ana, temel 2. Soylu ve yiğit > Kökeni: Türkçe |
|
Esbol |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Es+Bol. Çok zeki, çok akıllı (Usu bol) > Kökeni: Türkçe |
|
Ese |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Mutluluk, sağlık 2. Yel, esinti > Kökeni: Türkçe |
|
Eselik |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Selam, selamet > Kökeni: Türkçe |
|
Esen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Sağlık, selamet 2. Yel, yumuşak yel > Kökeni: Türkçe |
|
Esenlü |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Esenli, sağlıklı > Kökeni: Türkçe |
|
Eser |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Esinti, yel > Kökeni: Türkçe |
|
Eser |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Esinti, yel > Kökeni: Türkçe |
|
Esi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yel, esinti > Kökeni: Türkçe |
|
Esim |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Esinti > Kökeni: Türkçe |
|
Esin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Esinti, yel 2. Soluk, sağlık, nefes 3. İlham > Kökeni: Türkçe |
|
Esin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Esinti, sabah yeli > Kökeni: Türkçe |
|
Esin buga |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Timur’un ordusundaki ünlü komutan (Esenboğa adı bu komutandan gelir) > Kökeni: Türkçe |
|
Esinti |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yel, hafif yel > Kökeni: Türkçe |
|
Esirgen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Arkadaş, dost, yaren 2. Korunan, yakınlık duyulan > Kökeni: Türkçe |
|
Esirgenç |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Nazlı, nazenin > Kökeni: Türkçe |
|
Esirkiş |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Merhamet, acıma duygusu > Kökeni: Türkçe |
|
Eskin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yel, yel alan > Kökeni: Türkçe |
|
Eslek |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Yumuşak başlı, uysal 2. Selam, selamet > Kökeni: Türkçe |
|
Esnek |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Uzayan, genişleyen, esen > Kökeni: Türkçe |
|
Esrigün |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Esri+Gün. Fırtına > Kökeni: Türkçe |
|
Esrik |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Mecnun, kendinden geçmiş > Kökeni: Türkçe |
|
Esrimiş |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Kendinden geçmiş > Kökeni: Türkçe |
|
Estelik |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yadigar, hatıra > Kökeni: Türkçe |
|
Esti |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yel, esinti > Kökeni: Türkçe |
|
Eşim |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Çalışkan, becerikli > Kökeni: Türkçe |
|
Eşingen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Çalışkan 2. Eşit, müsavi > Kökeni: Türkçe |
|
Eşitgen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İşitken, işiten, dikkatli > Kökeni: Türkçe |
|
Eşkin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Hızlı, atik 2. Dayanıklı, metin 3. Rüzgarlı bölge, rüzgar alan bölge > Kökeni: Türkçe |
|
Eşlik |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Dost, yaren, refik > Kökeni: Türkçe |
|
Etgü |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. İyi, iyilik 2. Etki, şiddet > Kökeni: Türkçe |
|
Etige |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Öğretmen, mürebbiye > Kökeni: Türkçe |
|
Etil |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İtil. İdil > Kökeni: Türkçe |
|
Etingü |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Olağanüstü, fevkalade > Kökeni: Türkçe |
|
Etiz |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yüksek, ulu > Kökeni: Türkçe |
|
Evcil |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Evine bağlı, evcimen > Kökeni: Türkçe |
|
Evcim |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Evcimen, evcil 2. İşgüzar, hamarat > Kökeni: Türkçe |
|
Evcimen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Evine bağlı > Kökeni: Türkçe |
|
Evcimik |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Ekonomist, tutumlu. > Kökeni: Türkçe |
|
Evdeş |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Hanım, erkeğin eşi > Kökeni: Türkçe |
|
Evgi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İvedi, acele > Kökeni: Türkçe |
|
Evgin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Aceleci, telaşlı 2. Evcil, evine bağlı > Kökeni: Türkçe |
|
Evin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Cevher, öz, nüve > Kökeni: Türkçe |
|
Evin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Bir şeyin özü > Kökeni: Türkçe |
|
Evirgen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Tedbir, tedbirli 2. Dönüşüm, çevirim > Kökeni: Türkçe |
|
Evren |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Kainat 2. Ejderha, canavar 3. Baht, talih > Kökeni: Türkçe |
|
Evren |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Kainat > Kökeni: Türkçe |
|
Evrensel |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Evreni kaplayan, evreni içine alan EYGİ > Kökeni: Türkçe |
|
Evrim |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Belirli aşamalarla değişme > Kökeni: Türkçe |
|
Eygiş |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İyi kişi, iyi insan > Kökeni: Türkçe |
|
Eygü |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İyi, iyice > Kökeni: Türkçe |
|
Eyin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Vücut > Kökeni: Türkçe |
|
Eyinç |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Refah, mutluluk > Kökeni: Türkçe |
|
Eyke (Öyke) Hanım |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Kadın Tanrıçası Günlük ev işlerinde kazalardan korur > Kökeni: Türkçe |
|
Eylem |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. İş, iş görme, çalışma 2. Etkileyici davranış 3. Durdurma, önünü kesme > Kökeni: Türkçe |
|
Eylem |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Fiil, yapma > Kökeni: Türkçe |
|
Eyletmez |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Amansız, aman vermez > Kökeni: Türkçe |
|
Eyletür |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İyilik sahibi, cömert > Kökeni: Türkçe |
|
Eylik |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İyilik, yardım, iane > Kökeni: Türkçe |
|
Eymen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Alçak gönüllü, mütevazı 2. Yardımsever, hayırşinas > Kökeni: Türkçe |
|
Eymür |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (Eymir) İyilik sahibi, hayırşinas > Kökeni: Türkçe |
|
Eytemiş |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Güzel konuşan, tatlı dilli, hatip > Kökeni: Türkçe |
|
Eyüge |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İyi, iyice > Kökeni: Türkçe |
|
Ezdi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Ezen, ezici, baskıcı > Kökeni: Türkçe |
|
Ezgi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. İyi, iyilik, 2. Uyum, ahenk 3. Acı, üzüntü 4. Name, hoş sada > Kökeni: Türkçe |
|
Ezgi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Belli bir kurala göre düzenlenmiş ses bütünü, melodi > Kökeni: Türkçe |
|
Ezgin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Ezik, ezilmiş, acı çekmiş, mahzun > Kökeni: Türkçe |
|
Ezilgen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Mazlum, zulüm görmüş > Kökeni: Türkçe |
|
Ezim |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Belirti, iz 2. Zorunluluk, mecburiyet > Kökeni: Türkçe |
|
Ezinç |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Belirti, iz 2. Ezginlik, mahzunluk 3. İşkence > Kökeni: Türkçe |

