I-İ Harfiyle Başlayan Türkçe Çocuk Adları, Türkçe Çocuk Adları, I-İ Harfiyle Başlayan Türkçe Çocuk Adları
Türkçe Çocuk Adları, I-İ Harfiyle Başlayan Türkçe Çocuk Adları
I-İ Harfiyle Başlayan Türkçe Çocuk Adları, Türkçe Çocuk Adları, I-İ Harfiyle Başlayan Türkçe Çocuk Adları
TÜRKÇE ADLAR
A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
ARAPÇA ADLAR
A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
|
Idaçu |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Muhafız, koruma > Kökeni: Türkçe |
|
Iduğ / ıduk |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (Iduk) Kutsal, Tanrısal > Kökeni: Türkçe |
|
Iğaç |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Ağaç, ağaçlıklı bölge 2. Fersah > Kökeni: Türkçe |
|
Iğar |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Kıymetli, ağır > Kökeni: Türkçe |
|
Iğdır |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. İyi, hoş, hoşluk 2. Yetkin, ehil > Kökeni: Türkçe |
|
Iğırcık |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Fecir > Kökeni: Türkçe |
|
Ilaçın |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Laçin, şahin kuşu > Kökeni: Türkçe |
|
Ilanku |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Kıvrak, atletik 2. Ulu, Ululanmış, yüce > Kökeni: Türkçe |
|
Ildır |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Ürküt, ürkütücü 2. Berk, sert > Kökeni: Türkçe |
|
Ildırım |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yıldırım, berk > Kökeni: Türkçe |
|
Ilduz |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yıldız, necm > Kökeni: Türkçe |
|
Ilgar |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Gayret, cehd 2. Atın, dört nala gitmesi hali > Kökeni: Türkçe |
|
Ilgat |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Kapalı, müphem, belirsiz > Kökeni: Türkçe |
|
Ilgım |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Serap > Kökeni: Türkçe |
|
Ilgın |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Hoş kokulu bir bitki > Kökeni: Türkçe |
|
Ilgın |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Bir ağaççık. Hafif esen rüzgâr. Kavurucu sıcak. Serap, hayal > Kökeni: Türkçe |
|
Ilgıt |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Ilık, tatlı, sakince, yumuşakça > Kökeni: Türkçe |
|
Ilıca |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Ilımlı, ılık, ılıkça 2. Yunak, hamam > Kökeni: Türkçe |
|
Ilık |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Soğukla sıcak arası > Kökeni: Türkçe |
|
Ilıman |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Ilık, ılık hava 2. Uyumlu, sakin, mutedil > Kökeni: Türkçe |
|
Ilkı |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. At yavrusu 2. At sürüsü > Kökeni: Türkçe |
|
Ilkıcı |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: At çobanı > Kökeni: Türkçe |
|
Imırgı |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Taze, körpe > Kökeni: Türkçe |
|
Imrağ |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (Imrak, İmre, Emre) Aşık, şayeste, geçkin > Kökeni: Türkçe |
|
Inaç |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yar, canan > Kökeni: Türkçe |
|
Inak |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Han ve Kağanlara yakın olan kişi “Hasbey”2. Gamsız 3. Canan, yar > Kökeni: Türkçe |
|
Iraz / uraz |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (Irıs, uraz) 1. Baht, talih, mutluluk 2. Cesaret, gözü pek olma > Kökeni: Türkçe |
|
Irga |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Talihli, şans, şanslı > Kökeni: Türkçe |
|
Irım |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Büyü, efsun 2. İçinden su akan toprak, arazi > Kökeni: Türkçe |
|
Irlayu |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Irlayan, yırlayan, akarak uzaklaşan, ırmak > Kökeni: Türkçe |
|
Irmak |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Akarsu > Kökeni: Türkçe |
|
Irmak |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Akarsu > Kökeni: Türkçe |
|
Isık |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (Issıg, Issık, issik) Isı, sıcaklık, hararet > Kökeni: Türkçe |
|
Isıyel |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Isı+yel Meltem > Kökeni: Türkçe |
|
Isrık |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Okşayıcı, sarıcı, ısıtıcı > Kökeni: Türkçe |
|
Issık |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Isık, ısı > Kökeni: Türkçe |
|
Issız |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Soğuk, tenha, cansız, kimsesiz > Kökeni: Türkçe |
|
Istık |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Sıcak, ılıman > Kökeni: Türkçe |
|
Işbara |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Çalışkan, hamarat 2. Isı+Bora > Kökeni: Türkçe |
|
Işbara / işbara |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Çalışkan, var olan, durmayan > Kökeni: Türkçe |
|
Işık |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Aydınlık, nur > Kökeni: Türkçe |
|
Işık |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Parlayan > Kökeni: Türkçe |
|
Işıl |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yarul, nur, ziya, ışık parıltısı > Kökeni: Türkçe |
|
Işıl |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Işıklı, ışıldayan, parlayan > Kökeni: Türkçe |
|
Işılay |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Ay gibi parlak > Kökeni: Türkçe |
|
Işıltı |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Işık parçası > Kökeni: Türkçe |
|
Işın |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Güneş parıltısı, ışık parıltısı, yansısı > Kökeni: Türkçe |
|
Iyış |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Armağan, hediye, ihsan > Kökeni: Türkçe |
|
İbar |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Parfüm, koku, misk > Kökeni: Türkçe |
|
İç |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Öz, görünmeyen yan, bir nesnenin öz yapısı 2. İçerde kalan kısım, iç kısım > Kökeni: Türkçe |
|
İçbuyruk |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İç+buyruk Saraylardaki iç hizmetle görevli kişi > Kökeni: Türkçe |
|
İçen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (İçin) İçli, duygusal > Kökeni: Türkçe |
|
İçer |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İçeride, kapalı, mahfuz > Kökeni: Türkçe |
|
İçerge |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (İçergu) İçten, samimi > Kökeni: Türkçe |
|
İçge |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İçeri, içerde, dahili > Kökeni: Türkçe |
|
İçgelik |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İç+Gelik İçten gelen, doğal davranış, samimiyet > Kökeni: Türkçe |
|
İçger |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İçe alan, içe bağlayan, tabi kılan > Kökeni: Türkçe |
|
İçgin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İçli, içten, samimi > Kökeni: Türkçe |
|
İçigen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. İç geçiren, içli 2. Sabırsız, aceleci > Kökeni: Türkçe |
|
İçik |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. İçli, duygulu 2. İçerde, dahilde, devlete tabi İÇİM > Kökeni: Türkçe |
|
İçingir |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İçli, hassas > Kökeni: Türkçe |
|
İçit |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İçilecek nitelikte, içimi güzel > Kökeni: Türkçe |
|
İçkur |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Savaş meydanı > Kökeni: Türkçe |
|
İçlek |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İçli, narin, hassas > Kökeni: Türkçe |
|
İçli (k) |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Duygulu, hassas > Kökeni: Türkçe |
|
İçten |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Samimi, açık, dürüst > Kökeni: Türkçe |
|
İçtenlük |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Samimiyet > Kökeni: Türkçe |
|
İde |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (Ede, İdi) Ululuk, nüfuz, kudret > Kökeni: Türkçe |
|
İdege |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Ulu, nüfuz sahibi, edici, yapıcı > Kökeni: Türkçe |
|
İdeger |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Eder, yapar > Kökeni: Türkçe |
|
İdekli |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yapıcı, edici, güçlü > Kökeni: Türkçe |
|
İder |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. İzci, takipçi 2. Yapan, yapıcı, edici > Kökeni: Türkçe |
|
İdgü |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. İyi, güzel 2. Tanrısal, mübarek > Kökeni: Türkçe |
|
İdi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (İdik) 1. Tanrı, rab, sahip, efendi 2. Tanrısal, Tanrıdan gelen, mübarek, kutlu > Kökeni: Türkçe |
|
İdikut |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İdi+Kut. Kut sahibi, Tanrıdan gelen, Tanrıya yakın, Tanrıya benzer, Tanrı tarafından görevlendirilmiş vb. anlamları içeren ve Uygur kağanlarının büyük çoğunluğunun kullandığı bir unvan > Kökeni: Türkçe |
|
İdikut |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Tanrı’nın kut verdiği kişi. Uygur kağanlarının kullandığı ün > Kökeni: Türkçe |
|
İduk |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İdi, Tanrısal, mübarek > Kökeni: Türkçe |
|
İgan |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yıkan, yıkıcı, deviren > Kökeni: Türkçe |
|
İgit |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Yiğit 2. Bakıcı, eğitici > Kökeni: Türkçe |
|
İğdi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (İğdir) Yetkin, ehil, iyice > Kökeni: Türkçe |
|
İğrek |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Saf, temiz, duru, arı > Kökeni: Türkçe |
|
İğsen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Kayıtsız, ilgisiz > Kökeni: Türkçe |
|
İğsiz |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Salim, selametli > Kökeni: Türkçe |
|
İkinç |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İkinci > Kökeni: Türkçe |
|
İkizer |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İkizlerden her biri, benzer > Kökeni: Türkçe |
|
İkşit |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yürekli, bagatur > Kökeni: Türkçe |
|
İl |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Doğuş, oluş, oluşum 2. Bitişme, bütünleşme, doku 3. Devlet 4. Yurt, yer, konak, memleket, diyar 5. halk, ahali, insan topluluğu 6. barış, sulh > Kökeni: Türkçe |
|
İlaçan |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İl+Açan. İl almış, fatih, algan > Kökeni: Türkçe |
|
İlaçin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Laçin, şahin > Kökeni: Türkçe |
| İlay | ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1-Ülkenin ya da ilin en güzeli. 2- Ay gibi parlayan ve ili aydınlatan. > Kökeni: Türkçe |
|
İlbay |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İl+Bay Vali, bakan, beylerbeyi > Kökeni: Türkçe |
|
İlbay |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Vali > Kökeni: Türkçe |
|
İlber |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Kağana bağlı yüksek devlet görevlisi > Kökeni: Türkçe |
|
İlbey |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İl+bey Vali, bakan, beylerbeyi > Kökeni: Türkçe |
|
İlbi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Büyü, sihir > Kökeni: Türkçe |
|
İlbilge |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İl+Bilge ( Devlet yönetiminde bulunmuş ve devlet tecrübesi olan) > Kökeni: Türkçe |
|
İlbilge |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Ülkenin en bilgili kişisi > Kökeni: Türkçe |
|
İlbilig |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Devlet bilgisi ve deneyimi 2. Devlet arşivi > Kökeni: Türkçe |
|
İlbilmiş |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İl+Bilmiş Yurtsever, yurduna bağlı > Kökeni: Türkçe |
|
İlçi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Devlete hizmet eden, devletin hizmetinde olan > Kökeni: Türkçe |
|
İlçin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Devlet görevlisi, devlete iş gören > Kökeni: Türkçe |
|
İldaş / ildeş |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yurttaş, hemşeri > Kökeni: Türkçe |
|
İldem |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Pişman, nadim > Kökeni: Türkçe |
|
İler |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Oluşum, bitişim > Kökeni: Türkçe |
|
İley |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Civar, etraf > Kökeni: Türkçe |
|
İlgen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Kanıt, delil, ispat > Kökeni: Türkçe |
|
İlgerü |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. İleri, ileride 2. Doğu, doğudan 3. Bolluk, refah > Kökeni: Türkçe |
|
İlgezdi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İl+Gezdi, Gezgin, seyyah > Kökeni: Türkçe |
|
İlgezer |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İl+gezer, gezgin > Kökeni: Türkçe |
|
İlgi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Bağlantı, bitişim, alaka, özen > Kökeni: Türkçe |
|
İlgik |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Barışsever, barışçı > Kökeni: Türkçe |
|
İlginç |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İlgi çeken, ilgi duyulan, enteresan, sıra dışı > Kökeni: Türkçe |
|
İlgir |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Barışçı, barışsever > Kökeni: Türkçe |
|
İlgörmüş |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İl+görmüş, gezgin > Kökeni: Türkçe |
|
İlgü |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Amaç, hedef > Kökeni: Türkçe |
|
İlgüy |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Nazlı, nazenin > Kökeni: Türkçe |
|
İlhan |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İl+Han. Bölge Hanı, Kağanlığa bağlı özerk han > Kökeni: Türkçe |
|
İlhan |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Kağana bağlı özerk han > Kökeni: Türkçe |
|
İlidi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yarar, fayda > Kökeni: Türkçe |
|
İlig (ğ) |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Ünlü, tanınmış, meşhur 2. İlk, birinci, başlangıç, ortaya çıkış > Kökeni: Türkçe |
|
İlik |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İlk, birinci, önce > Kökeni: Türkçe |
|
İlingi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Devletine bağlı, devletinin hizmetçisi > Kökeni: Türkçe |
|
İliş |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Bitişik, yakın > Kökeni: Türkçe |
|
İlk |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Başlangıç, doğuş, çıkış, öncelik > Kökeni: Türkçe |
|
İlkan |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İlk kan > Kökeni: Türkçe |
|
İlke |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (Ülke) Kurucu, yapıştırıcı, oluşturucu. (Günümüz Türkçesinde, “prensip, düstur” anlamında) > Kökeni: Türkçe |
|
İlke |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Temel düşünce, prensip > Kökeni: Türkçe |
|
İlkem |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Benim ilkem > Kökeni: Türkçe |
|
İlker |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İlk doğan erkek çocuk > Kökeni: Türkçe |
|
İlki |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İlk, ilkin, birinci > Kökeni: Türkçe |
|
İlkin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Birinci, öncelikli > Kökeni: Türkçe |
|
İlkuş |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İl+Kuş Kartal türü bir avcı kuş İLLİ > Kökeni: Türkçe |
|
İlmen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Devletçi, devletine sadık > Kökeni: Türkçe |
|
İlsiret |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İl+Siret Düşmanın devletini yıkıp, esir eden, devletsiz bırakan > Kökeni: Türkçe |
|
İlteber |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Eski Türklerde vali, komutan > Kökeni: Türkçe |
|
İltemiş |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İl+demiş yurtsever > Kökeni: Türkçe |
|
İlter |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yurt koruyucusu, yurduna sahip çıkan, yurtsever, yurdunu toparlayan > Kökeni: Türkçe |
|
İlter |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yurt koruyucusu > Kökeni: Türkçe |
|
İlterim |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İl+terim > Kökeni: Türkçe |
|
İlteriş |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İl+Teriş, Yurdunu ve budunu derleyip, toparlayan, bir aya getiren ve yücelten > Kökeni: Türkçe |
|
İlteriş |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Devleti yeniden derleyen toparlayan kişi. İkinci Göktürk Devleti’nin ilk kağanı > Kökeni: Türkçe |
|
İltöre |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İl+Töre Devlet geleneği > Kökeni: Türkçe |
|
İltutmuş |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İl+Tutmuş, Algan, fatih > Kökeni: Türkçe |
|
İlun |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Ulu, yüce 2. Soylu 3. Genç, cıvan > Kökeni: Türkçe |
|
İlyığdı |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İl+Yığdı, Algan, fatih > Kökeni: Türkçe |
|
İme |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Em, çare, derman > Kökeni: Türkçe |
|
İmeçe |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Birliktelik, emek ortaklığı > Kökeni: Türkçe |
|
İmen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Emen, can, ruh 2. Kayın ağacı > Kökeni: Türkçe |
|
İmer |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Hayırsever, iyilik sahibi > Kökeni: Türkçe |
|
İmge |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. İyi, yararlı 2. İz, belirti 3. Tasavvur, zihinsel simge > Kökeni: Türkçe |
|
İmişçi tungatar |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İmişçi+Tunga+Tar. Kaplanlarla dövüşen cesur kişi > Kökeni: Türkçe |
|
İmrag / emrek |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (imrağ, imrak) Aşık, derviş, dost > Kökeni: Türkçe |
|
İmre /emre / imrağ |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Ağabey, ağa 2. Beylerbeyi 3. Aşık, derviş, dost > Kökeni: Türkçe |
|
İmren |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İmrenmekten. imrenilen, iç geçirten > Kökeni: Türkçe |
|
İmren |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Bir şeyi elde etme isteği > Kökeni: Türkçe |
|
İnak |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Kardeş, kardeş çocuğu 2. Han ve beylerin en güvenilir adamı ve yardımcısı > Kökeni: Türkçe |
|
İnal |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Soylu, Kağan ya da Hanların ana tarafından akraba 2. Anası Kağan yada Han soyundan olup babası kara budundan, halktan olan kişi 3. Avrupa’daki, kont, baron vb. ünvanların Türkçedeki karşılığı > Kökeni: Türkçe |
|
İnal |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Soylu. Kağanın akrabası > Kökeni: Türkçe |
|
İnalçık |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Küçük inal > Kökeni: Türkçe |
|
İnan |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İman, inanç 2. Kural, akide 3. Emniyet, güvenlik > Kökeni: Türkçe |
|
İnanç |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Bir düşünceye kesin bağlılık. İman > Kökeni: Türkçe |
|
İnangu |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İnanılan, güvenilen, mutemet > Kökeni: Türkçe |
|
İnanır |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İmanlı, inançlı > Kökeni: Türkçe |
|
İnce |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Hafif, yeğni, nazik > Kökeni: Türkçe |
|
İncesen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Huzur ve güvenlik, sükunet > Kökeni: Türkçe |
|
İnci |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (Yinçi, yinçgü) 1. İşve, naz, eda 2. Sessizlik, ıssızlık 3. İstiridye türü deniz kabuklusundan çıkan tane, takı > Kökeni: Türkçe |
|
İnci |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Küçük bir süs taşı > Kökeni: Türkçe |
|
İncilay |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Ayın en ince hali > Kökeni: Türkçe |
|
İnçgü |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İnce, narin > Kökeni: Türkçe |
|
İndirbey Han |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Av Tanrısı Av hayvanlarını korur > Kökeni: Türkçe |
|
İner |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İnmek eyleminden. Alçak gönüllü, mütevazı > Kökeni: Türkçe |
|
İnerbaş |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İner+Baş Alçak gönüllü > Kökeni: Türkçe |
|
İni |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Kardeş, karındaş, kayın birader > Kökeni: Türkçe |
|
İnisi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Küçük erkek kardeşi > Kökeni: Türkçe |
|
İpar |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Parfüm, misk > Kökeni: Türkçe |
|
İpek |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (Yipek) İpek böceğinin ipeği (İp kökünden) > Kökeni: Türkçe |
|
İpek |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Parlak kumaş > Kökeni: Türkçe |
|
İrçi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Yırcı, halk ozanı 2. İrik, iricik 3. Yirçi, yerci, toprak sahibi > Kökeni: Türkçe |
|
İrçik |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. İricik 2. Er, küçük er > Kökeni: Türkçe |
|
İren |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Sert, katı2. Araç, vasıta 3. Ürek, yürek > Kökeni: Türkçe |
|
İrençin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Bağımsız, başına buyruk 2. Güçlü, dayanıklı > Kökeni: Türkçe |
|
İrge |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Yırlama, söyleme, okuma 2. Ergin, olgun > Kökeni: Türkçe |
|
İrgin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (İrge) Uygurlar ve Karluklar dönemi memuriyet unvanlarından > Kökeni: Türkçe |
|
İrik |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Sert, katı, iri > Kökeni: Türkçe |
|
İrim |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Müjde, iyi haber > Kökeni: Türkçe |
|
İris / ıraz |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Kurtuluş, hürriyet 2. Iras, ıraz Türk mitolojisindeki Tanrıça adlarından “kötü ruhları kovup, tamuya gönderen Tanrıça” > Kökeni: Türkçe |
|
İrkil |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Ululuk, heybet, cesaret 2. Aksakal, kam, baksı > Kökeni: Türkçe |
|
İrkin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Olgun, bilge, ulu > Kökeni: Türkçe |
|
İrkit |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Ürküt, ürkütücü, heybetli > Kökeni: Türkçe |
|
İrkli |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Güçlü, muktedir 2. Yüksek dereceli memur > Kökeni: Türkçe |
|
İrnek |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (Emek) Serçe parmak > Kökeni: Türkçe |
|
İrşi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Peri, peri kızı > Kökeni: Türkçe |
|
İrtegün |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Erte+gün sabah > Kökeni: Türkçe |
|
İrtem |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Erdem, fazilet 2. Marifet, hüner > Kökeni: Türkçe |
|
İrtiş |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Hüner, hünerlilik > Kökeni: Türkçe |
|
İrtük |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Değer, kıymet > Kökeni: Türkçe |
|
İsen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Esen, yel, rüzgar 2. Doğa, tabiat 3. Açık, net, sahih > Kökeni: Türkçe |
|
İsihi Han |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Bereket Tanrısı Yeryüzüne bolluk ve bereket gönderir > Kökeni: Türkçe |
|
İstek |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İsteyiş, arzu > Kökeni: Türkçe |
|
İstem |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İrade, dileme erki > Kökeni: Türkçe |
|
İstemi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İstem, irade, dileme ve buyurma erki > Kökeni: Türkçe |
|
İstemi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Buyurma erki > Kökeni: Türkçe |
|
İstemi yabgu |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Bumin Kağan’ın kardeşi, Batı Göktürk yabgusu > Kökeni: Türkçe |
|
İşbara |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Bara +Var İş, devinme, davranma, iş bilen, çok çalışan. > Kökeni: Türkçe |
|
İşçen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İşgüzar, hamarat > Kökeni: Türkçe |
|
İşgün |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (İçgün) Kızıl yapraklı bir yayla çiçeği İŞİM > Kökeni: Türkçe |
|
İşitgen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İşitici, dinleyici, öğüt dinleyen > Kökeni: Türkçe |
|
İşlek |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. İdmanlı, eğitimli 2. İşgüzar, çalışkan > Kökeni: Türkçe |
|
İtbarak |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İt+Barak (Barık, baraka)Türk mitolojisinde adı geçen köpek > Kökeni: Türkçe |
|
İtgüçi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İteleyen, itici, yapıcı, destekçi > Kökeni: Türkçe |
|
İtik |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Yetik, yetkin, uzman > Kökeni: Türkçe |
|
İtimgen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İteleyen, itici, destekçi > Kökeni: Türkçe |
|
İtmaç |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Alet, edevat, takım > Kökeni: Türkçe |
|
İtmiş |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (Etmiş) Yapıcı, uzman, uzmanlaşmış > Kökeni: Türkçe |
|
İvecen |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Aceleci, telaşlı > Kökeni: Türkçe |
|
İvgin |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (Evgin) Ateşli, sabırsız, telaşlı > Kökeni: Türkçe |
|
İyba |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Utangaç > Kökeni: Türkçe |
|
İye |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Güç, kudret, erklik, sahip olma > Kökeni: Türkçe |
|
İyeuza |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İye+Uza, Güçlü, egemen ve uzman > Kökeni: Türkçe |
|
İyi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: İyi, yararlı ve uğurlu > Kökeni: Türkçe |
|
İyik |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. İyi, uğurlu 2. Heves > Kökeni: Türkçe |
|
İyim |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: 1. Güzellik, hüsnü niyet 2. Dost, canan, yaren > Kökeni: Türkçe |
|
İyimser |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Olayları iyi gözle gören ve yorumlayan > Kökeni: Türkçe |
|
İynem |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Dost, ahbap, yaren, canan > Kökeni: Türkçe |
|
İz |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: Basma, ezme, sıkıştırma, kesmek, yarmak bildiren kökten; yarık, yara, kalıntı, belirti > Kökeni: Türkçe |
|
İzgi |
ANLAMI-AÇIKLAMASI: (İzgü) 1. İyi, kutlu 2. Akıllı, zeki 3. Adil, adaletli > Kökeni: Türkçe |

