Semai
Daha çok sevgi, doğa, güzellik gibi konuların işlendiği Aşık Tarzı Halk şiiri nazım şeklidir.
Semainin özellikleri şunlardır:
- Hece ölçüsünün sekizli kalıbıyla yazılır (4+4 duraklı ya da duraksız).
- Dörtlük sayısı üç ile beş arasında değişir.
- Semailer, kendine özgü bir ezgiyle okunur.
- Uyak düzeni koşma gibidir, (abab. cccb, dddb…)
Semai Örneği İncecikten bir kar yağar Tozar Elif Elif diye Deli gönül abdal olmuş Gezer Elif Elif diye Elif’in uğru nakışlı Yavru balaban bakışlı Yayla çiçeği kokuştu Kokar Elif Elif diye Karacaoğlan
Varsağı, Varsağı Nedir?
Varsağı, Varsağı Nedir?
Güney Anadolu bölgesinde yaşayan Varsak Türklerinin özel bir ezgiyle söyledikleri türkülerden gelişmiş bir biçimdir.
Varsağının özellikleri şunlardır:
- Hecenin 8’li kalıbıyla söylenen koçaklama tarzı şiirlerdir.
- Dörtlük sayısı ve uyak düzeni koşmayla aynıdır.
- Kafiye örgüsü (xaxa, bbba, ccca…) şeklindedir.
- Her yönüyle semaiye benzeyen varsağılar, onlardan ilk dörtlükte kullanılan bre, behey, hey, hey gidi gibi ünlemlerle ayrılır.
- Varsağılar yiğitçe, mertçe bir üslupla söylenir.
- Halk edebiyatında en çok varsağı söylemiş şair Karacaoğlan’dır.
Varsağı Örneği Bre ağalar bre beyler Ölmeden bir dem sürelim Gözümüze kara toprak Dolmadan bir dem sürelim Aman hey Allah’ım aman Ne aman bilir ne zaman Üstümüzde çayır çemen Bitmeden bir dem sürelim Karacaoğlan
Aşık Tarzı Halk Şiirinde Destan
Aşık Tarzı Halk Şiirinde Destan
Halk şiirinin en uzun nazım biçimidir. 100 dörtlüğe kadar olanları vardır. Genellikle hecenin 11’li kalıbıyla söylenir. Kafiye örgüsü koşmayla aynıdır. Savaş deprem, yangın, salgın, hastalık, eşkıya ve ünlü kişilerin serüvenleri gibi sosyal konuları işler. Bunun yanında, mizahi ya da kişisel destanlar da vardır.
Esnaf Destanı Nalbant oldum kırdım nalın çoğunu Bir katır nalladım dinle oyunu Meğer acemiymiş bilmem huyunu Çenemi teptirdim nalın sökerken Manav oldum elma armut tez çürür Cambaz oldum ip üstünde kim yürür Kasap oldum her gün gözüm kan görür Yüreğim bayıldı kana bakarken Ben bu sanatları bir bir dolaştım Tekrar gelip şairliğe bulaştım Kâmili mürşidin eline düştüm Tekke-i aşk içre çile çekerken.
Leb Değmez, Dudak Değmez
Leb Değmez, Dudak Değmez
Halk edebiyatımızda saz şairleri arasındaki atışmalar, taşlamalar gibi karşılaşmalarda âşıklar söyleyecekleri dörtlüklerde dudak seslerinden (b, f, m, p, v) harflerini kullanmazlar. Dudak-değmez saz şairleri arasında karşılaşmalı yapıldığı gibi verilecek bir ayağa göre tek bir saz şairi de kendi başına “Dudak-değmez dalında hünerini gösterebilir. Bunun için de iki dudak arasına bir iğne konur. Yanılma hâlinde iğne dudağa batarak kan çıkmasına yol açacağından, hakemlik yapanlara karşı bir itiraz söz konusu olmaz.
Bir lebdeğmez örneği: Nice yıldır dil gireli zarına canan senin Cana tek can asılıdır darına canan senin Âşıkın daldan atarak yardaki aşnasın sen Hayalet nice dayanak narına canan senin
Nutuk
Nutuk
Tekkelerde pirlerin, mürşitlerin tarikata yeni giren dervişlere tarikat derecelerini, adabını öğretici mahiyette söyledikleri şiirlerdir. Şekil yönünde koşmaya benzeyen nutuk, 11 ‘li hece ölçüsüyle söylenir. 7’li ya da 8’li heceyle yazılmış olanları da vardır. Bu türün edebiyatımızdaki en büyük ismi Kaygusuz Abdal’dır.
Nutuk Örneği Evliyadan gelen kelam Okunan Kur’an değil mi Gerçek Veli’nin sözleri Sûre-i Rahman değil mi (Kaygusuz Abdal)

