İzmir'in işgaline ilk tepkiler ve yaşanan acı dolu olaylar

İzmir'in işgali, Hasan Tahsin

İZMİR’İN İŞGALİ

Hasan Tahsin

Yunan Ordusu, 15 Mayıs 1919’da İzmir’i ele geçirdi. Hasan Tahsin Bey, yağıya ilk kurşunu sıkarak ulusal direnişi başlattı ancak alçak Yunan askerlerince şehit edildi.

Şehit edilişinin yıl dönümünde Hasan Tahsin’i özlem ve derin bir acıyla anıyoruz.

Kutlu tini uçmağa varsın!

15 Mayıs 1919 İzmir’in işgalini, yüksek rütbeli bir Fransız subayı not defterine şöyle yazmıştı: “Yunan birlikleri, çılgınca ‘zito Venizelos’ diye bağıran yerli Rumlarla birlikte, içinde direnmeme emrini alan çok sayıda Türk askerinin bulunduğu büyük kışlanın (Sarı Kışla) önüne geldiler.

Bu sırada, tahrikçi bir Yunan ajanı tarafından patlatılan bir tabanca sesi ortalığı çınlattı. Bu, beklenen bir işaretti. Yunan askerleri hemen kışla karşısında mevzi aldılar ve bir ateş salvosu başladı. Kışlanın içinde ölü ve yaralılar yere serildiler…

Daha sonra ateş yavaşlayınca, Türk komutan çıktı. Tehditler ve küfürler arasında, komutana bazı emirler verildi. Türk subay ve erler, kışlayı terk edecekler ve derhal gemilere bineceklerdi. Çıkış başladı, ayakta yürüyebilecek durumdaki yaralılar, arkadaşlarının yardımıyla kafileye katıldılar. Limana doğru yürüyorlardı.

Hakaretler, tecavüz ve cinayetler başladı, Türk subaylar, tüfek dipçikleri ve süngülerle hırpalandılar. Üstleri arandı ve soyuldular. Hayatta kalarak oraya kadar gelebilmiş olanlara; Petris kruvazöründen, destroyerlerden, İzmir’deki Yunan Bankası ve çevresinden ve civardaki Rum evlerinden ateş açıldı. Otuzdan fazla subay vurularak, binecekleri geminin önünde rıhtıma düştü. Geri kalanlar, türlü hakaretlerle bindikleri geminin ambarına, hayvanların yanına tıkıldılar.

Yayılan İşgal

Yunan Ordusu, içine aldığı ya da milis olarak silahlandırdığı yerli Rumlar’la birlikte, hızla İzmir’in çevresine yayıldı. Bir ay içinde Urla (16 Mayıs), Çeşme (17 Mayıs), Menemen (21 Mayıs), Manisa (26 Mayıs), Aydın (27 Mayıs), Tire (28 Mayıs), Ayvalık (29 Mayıs), Ödemiş (1 Haziran), Akhisar (5 Haziran), Bergama (12 Haziran) ve Salihli’ye (23 Haziran) girdiler.

Daha sonra İzmit’ten Balıkesir, Bursa, Uşak, Afyon ve Eskişehir’e, Ankara’nın dibindeki Haymana Ovası’na dek, hemen tüm Batı Anadolu’yu ele geçirdiler. Girdikleri her yerde, İngilizler’in bilgisi ve sessiz onayıyla, dünya kamuoyundan ustaca gizlenen, sınırsız kıyım uyguladılar.

Menemen

Menemen’de korumasız halka yöneltilen saldırı, aralıksız üç gün sürdü. Bu süre içinde ilçe merkezinde üçyüz kişi öldürülmüş, tarlalarda ekin kaldırmaya giden yedi yüz köylü, geri dönmemişti. Menemenli tüccarların malları yağmalanmış, altınları alınmıştı11, hemen her Müslüman aile bir ölü vermişti.

Fransız birliklerinden, 6.Demiryolu İstihkam Bölüğü’nün Menemen istasyonunda görevli çavuş Pichot, Menemen’de olanları gördükten sonra, İzmir’deki yüzbaşısına şu mektubu yazmıştı: “Burada geçen çok üzücü olaylar ve hiçbir yardımcım olmaması nedeniyle, beni buradan almanızı ve Yunanlıların olmadığı bir yere atamanızı rica ederim. Burda hayat çekilmez bir hal aldı. Gördüklerim ve duyduklarım nedeniyle, büyük bir nefret duymaktayım. Dün Bergama’dan dönen Yunan askerleri, Gar meydanında bir açık hava pazarı kurdular; elbise, gümüş takımları, mücevherler, ayakkabılar gibi yağma edilmiş eşya satıyorlar”.12

Aydın

Yunan kırımının boyutunu gösteren ikinci belge, Rahibe Marie’ye aittir ve Aydın’da yaşananları aktarır. Bölgede uzun yıllar misyoner olarak çalışan ve olayları yakından izleyebilecek bir konumda olan Rahibe Marie, hazırladığı raporda şunları söylüyordu: “24 Haziran Salı. Öğleden sonra kentin Güneyine giden Yunan birliği, akşam saat 08:00’de Emineköy’ü ateşe verdikten sonra kente döndü. Askerler, tüfeklerinin ucundaki süngülere, yağmadan ele geçirdikleri şeyleri takmışlardı… 28 Haziran Cumartesi öyleye doğru silah sesleri yeniden duyulmaya başladı. Türk mahallelerinden ateş sesleri geliyor, evler yanıyordu. Kaçmak isteyen Türkler, Yunan askerlerince yanmakta olan evlere tıkıldı… Akşam saat 06:00’da, bir Türk aile bize gelerek sığınmak istedi. Yangın gece boyunca, Türk mahallelerinin tümüne yayılarak, bütün korkunçluğuyla sürdü. Türkler sokak ortasında öldürülüyordu”.13

Söğüt, Bilecik

Yaşanacak acılar büyük taaruzdan sonra Izmir’in kurtuluşuna dek sürüp gitti.

Atatürk’e ne çok şey borçluyuz…

Yazıyı Değerlendirin

Değerlendirmeler (0)

Değerlendirme yok

ilgili yazılar

Altay dilleri akrabalığının ölçütü- Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun

Altay dilleri akrabalığının ölçütü Altay dilleri akrabalığının...

Atatürk'ün Anıları, "Siz Ankara’dan Giderseniz Ben Elmadağı’na Çıkarım"

Atatürk'ün Anıları, "Siz Ankara’dan Giderseniz Ben Elmadağı’na Çıkarım"Atatürk'ün Anıları,...

Battal Gazi Destanı Özet, Battalname, Battalname Destanı Dil Özellikleri, Battal Gazi...

Battal Gazi Destanı, Battal Gazi destanı özet, Battalname, Selçuklular Battal Gazi...

DOKUZ OĞUZ, ON UYGUR TÜRKLERİNİN DESTANI

DOKUZ OĞUZ, ON UYGUR TÜRKLERİNİN DESTANIDOKUZ OĞUZ - ON...

Türk Destanları Nelerdir? Türk Destanları

Türk Destanları Nelerdir? Türk Destanları Nelerdir? Dilimize Farsça’dan geçen bir kelime...

İslamiyetin Kabulünden Sonraki Türk Destanları

İslamiyetin Kabulünden Sonraki Türk Destanlarıİslamiyetin Kabulünden Sonraki Türk Destanları Türklerin...

Karadeniz’in Kuzeyinde Peçenekler / Prof. Dr. Necati Demir

Karadeniz'in Kuzeyinde Peçenekler / Prof. Dr. Necati Demir ...

Büyük Hun Devleti / Prof. Dr. Salim Koca

Büyük Hun Devleti / Prof. Dr. Salim Koca ...

Einstein, Uzay, Zaman ve İzafiyet Teorisi

Ancak zaman olgusuna baktığımızda beynimizin bizimle bir oyun oynadığı...

Dede Korkut Nüshaları Üzerine

DEDE KORKUT MAÇININ GALİBİ? Prof. Dr. Ekrem Barak Arıkoğlu Dede Korkut’un...

Çağatay Dili ve Edebiyatı / Prof. Dr. Mustafa Canpolat

Çağatay Dili ve Edebiyatı Çağatay Dili ve Edebiyatı /...

Karaçay-Balkar Türklerinin Kökeni / Adilhan Appa

Karaçay-Balkar Türklerinin Kökeni / Adilhan Appa ...

Atatürk'ün Anıları, Dil Devrimi

Atatürk'ün Anıları, Dil DevrimiAtatürk'ün Anıları, Dil Devrimi Atatürk'ün Anıları, Atatürk'ün hayatı kısaca,...

İlginizi Çekebilir