Dünyayı Aydınlatan Türk Bilim Adamları

Bugün çoğu kişi bu tartışmacı dahileri Arap olarak tanımaktadır. Her ikisi de Arapça (ayrıca Farsça) yazdıklarından dolayı anlaşılır bir durumdur ama İngilizce yazan bir Japon nasıl İngiliz sayılmazsa, Arapça yazan bir Orta Asyalı da, Arap sayılmaz.

Dünyayı Aydınlatan Türk Bilim Adamları

Orta Asya-Türkistan (M.S.900-1100)

Orta Asya, bir zamanlar ‘binlerce kentin bulunduğu topraklardı’ ve dünyanın en tanınmış bilim insanlarının, şairlerinin ve düşünürlerinin bir kısmı burada yaşıyordu.
Günümüzde bu bölge acımasız bir durgunluk içinde kalmıştır. Orta Asya’nın geleceğini hayal etmek için görkemli geçmişine yolculuk yapmamız gerekir.

M.S. 998 yılında birbirinden yaklaşık 300 kilometre uzakta, günümüzde Özbekistan ve Türkmenistan adıyla bilinen topraklarda yaşayan iki genç adam yazışmaya başlamıştı. 21’inci yüzyıl laboratuvarlarına son derece uygun gibi görünecek sözlü bir dövüş ile tartıştıkları 18 sorunun bazıları bugün hâlâ büyük bir güçle yankılanmaktadır..
Yıldızların arasında başka güneş sistemleri var mı yoksa evrende yalnız mıyız? diye soruyorlardı. Avrupa’da bu sorular 500 yıl daha yanıtsız olarak kalacaktı ama bu genç adamlar yalnız olmadığımızdan emindiler. Yeryüzünün bütün ve tamamlanmış olarak mı yaratıldığını yoksa zaman içinden evrim geçirip geçirmediğini de sormuşlardı. Zamanın başı ya da sonu olmayan bir süreklilik olduğunu kabul etmişlerdi.
Başka bir deyişle yaradılışı kabul etmemişler ve evrimsel jeolojinin ve hatta Darwin görüşlerinin ortaya çıkışını yaklaşık bin yıl önceden tahmin etmişlerdi. Bu fikirler itiraf ettikleri gibi, orta çağ Hrıstıyanlığına olduğu kadar İslam inancına da aykırıydı.


Bilim tarihinde, bugün geri kalmış olarak kabul edilen bölgede bin yıl önce ortaya atılan bu sorular kadar büyük bir cüretle geleceğe atılmış pek az tartışma vardır. Bir kaç kopyası elimize ulaştığı ve yaklaşık bin yıl sonra basıldığından bunları biliyoruz. 
Yirmi altı yaşındaki Ebu el-Reyhan el-Biruni ya da Biruni (973-1048) Aral Gölü kıyısında yaşıyordu ve coğrafya, matematik, trigonometri, kıyaslamalı din, astronomi, fizik, jeoloji, psikoloji, mineraloji ve farmakoloji dallarında öne çıkmıştı. Ebu Ali Sina ya da İbni Sina (tahmini 980-1037) günümüzdeki Özbekistan’daki görkemli Buhara kentinde yaşıyordu ve tıp, felsefe, fizik, kimya, astronomi, ilahiyat, klinik farmakoloji, etik ve hatta müzik alanlarına damgasını vurmuştu. Daha sonraları İbni Sina’nın el-Kanun fi’t-Tıb adlı yapıtı Latinceye çevrilince, Batı dünyasında çağdaş tıbbın başlangıcı tetiklenecekti. Antik çağ ile Rönesans dönemi arasında yaşamış olan en büyük bilim insanları arasında yer almaktadırlar.

Bugün çoğu kişi bu tartışmacı dahileri Arap olarak tanımaktadır. Her ikisi de Arapça (ayrıca Farsça) yazdıklarından dolayı anlaşılır bir durumdur ama İngilizce yazan bir Japon nasıl İngiliz sayılmazsa, Arapça yazan bir Orta Asyalı da, Arap sayılmaz.
Daha doğrusu her ikisi de günümüzde Orta Asya adını verdiğimiz bölgede yaşayan matematik, astronomi, tıp, jeoloji, dil bilim, siyaset bilimi, şiir, mimarlık ve uygulamalı teknoloji alanlarında dahi düzeyine ulaşmış etnik Türkler grubuna mensuptu. 
800 ile 1100 yılları arasında Orta Asyalı bilim insanı, sanatçı ve düşünür topluluğu, bulundukları bölgeyi dünyanın entellektüel merkezi durumuna getirmiş ve etkileri Doğu Asya’dan Hindistan’a, Avrupa’ya ve Ortadoğu’ya kadar yayılmıştı.

Oldukça görkemli bir ortamdı. Bin yıl önceki Orta Asyalıların zihinsel başarılarını saymaya nereden başlayacağını bilmek de oldukça zordur. 
Matematikte oransız sayıları ilk kabul edenler, kübik denklemlerin farklı biçimlerini uygulayanlar, trigonometriyi icat edenler, ondalık sistemi ve Hint rakkamlarını (Batı dünyasında ‘Arap’ rakkamları olarak adlandırılır) yaygınlaştırıp kullananlar Orta Asyalılardı. Astronomide dünyanın çapını son dönemlerle kıyaslanabilecek kadar büyük bir kesinlikle saptamışlar, çağdaş zamanların öncesinde en büyük gözlemevlerinin çoğunu inşa etmişler ve son derece kesin astronomik tabloları hazırlamak için kullanmışlardı.

Kimya alanında tepkimeleri ilk kez tersine çevirenler saflaştırmak için kristalizasyonu kullananlar, özgül yer çekimini ölçenler, Dmitri Mendelev’in 1871’de hazırladığı periyodik tabloyu çağrıştıran biçimde elementleri gruplayanlar yine Orta Asyalılardı. Bilgi ve bulguları toplayıp ekleyerek eski tıp bilimine katkıda bulundular, farmakoloji alanını genişletip Batı’ya ve Hindistan’a yaydılar. Teknoloji dalında yel değirmenlerini ve suyu kaldıran hidrolik makineleri icat edip zaman içinde batıda Ortadoğu ve Avrupa’ya ve doğuda Çin’e kadar yaydılar.

Yüzyıl kadar önce Leipzig’li düşünür Heinrich Suter bu bilim insanlarının çoğunun etnik Türk kökenli olduğunu ve Orta Asya’dan geldiğini ilk kez ortaya çıkardı. 
Bu durum matematikçi ve astronom Muhammed bin Musa el-Harezmi (tahmini M.S. 780-850) için de geçerlidir.Tıpkı Biruni gibi o da Özbekistan-Türkmenistan sınır bölgesindeki Harizm yöresinden geldiğinden ‘el-Harezmi’ adıyla bilinir. Bir çok keşfinden biri olan algoritma hâlâ adının çarpıtılmış biçimiyle kullanılırken, ‘algebra’ (cebir) adı ise doğrudan doğruya matematik konusundaki ünlü kitabından gelmektedir. Aynı şekilde Aristotle etikleri konusundaki yaratıcı analizi, Thomas Aquinas dışındaki tüm Batılı düşünürlerin çalışmalarını aşmış olan, Batı dünyasında Alfarabius adıyla tanınan Ebu Nasr el-Farabi de (tahmini M.S. 872-961) Arap değil, günümüzde Kazakistan bölgesinde yaşayan bir Türk idi.

Abbasi Halifeliğini aslında Orta Asyalıların kurmuş olduğu göz önüne alınınca Orta Asyalı bu entellektüellerin Bağdat’daki önemli rolü pek de şaşırtıcı gibi gelmiyor.
ORTA ASYA’ YI YENİDEN KEŞFETMEK
“Rediscovering Central Asia”

PROF.S. FREDERICK STARR
Johns Hopkins Üniversitesi Orta Asya- Kafkaslar Fakültesi İleri Uluslararası Çalışmalar başkanı.
Türkish Forum

Yazıyı Değerlendirin

Değerlendirmeler (0)

Değerlendirme yok

ilgili yazılar

Beş Gardaş Ağacı: Türk Kültüründe Gencek – Kençek

Yusuf Avcu: Türk Kültüründe Gencek - KençekBEŞ GARDAŞ AĞACI Yusuf...

Tarihte ve Mitolojide Nevruz / Yrd. Doç. Dr. Hasan...

Tarihte ve Mitolojide Nevruz / Yrd. Doç. Dr. Hasan...

Bir Sümer Tabletindeki "Dilimiz Elden Gidiyor" Seslenişi Bugünümüzü Çağrıştırıyor

Muazzez İlmiye Çığ, Bir Sümer Tabletindeki "Dilimiz Elden Gidiyor"...

Azerbaycan'da Alman yerleşim yerleri – Doç. Dr. Pervana Memmedli

Doç. Dr. Pervana  Memmedli, Azerbaycan'da Alman yerleşim yerleriAzerbaycan'da Alman...

Kıpçaklar ve Kumanlar

Kıpçaklar ve Kumanlar / Doç. Dr. Ahmet Gökbel A....

Türk Destanlarının Tasnifi / Ord. Prof. Dr. Zeki Velidi...

Türk Destanlarının Tasnifi / Ord. Prof. Dr. Zeki Velidi...

Talas 1 Bitig Taşı

Talas 1 Bitig TaşıTalas 1 Bitig Taşı Genel Bilgiler: Таlas şehrinin...

Yenisey’in Batısındaki Hun Arkeolojik Kalıntıları / Dr. Miklös Erdy

Yenisey'in Batısındaki Hun Arkeolojik Kalıntıları / Dr. Miklös Erdy...

Ön Türk-İlk Türklerin Tarih Serüveni / Prof. Dr. Reha Oğuz...

Ön Türk-İlk Türklerin Tarih Serüveni GEÇEN yazımda Türklerin kökenini kâh...

Kurtuluş Savaşı Sırasında – TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ ANKARA (1920)

Türk milliyetçiliğinin en göze çarpan karakteri, amaca ulaşmak için...

Orta Asya’dan Anadolu’ya, Anadolu’dan Avrupa’ya OZ (Svastika) Damgası

Orta Asya’dan Anadolu’ya, Anadolu’dan Avrupa’ya OZ (Svastika) Damgası Bu damga...

XIII-XV. Yüzyıllarda Yakın Doğu’nun Sosyo-Ekonomik Hayatında Tüccarlar / Altan...

XIII-XV. Yüzyıllarda Yakın Doğu'nun Sosyo-Ekonomik Hayatında Tüccarlar / Altan...

Atatürk'ün Anıları, Atatürk ve Ağaç Sevgisi

Atatürk'ün Anıları, Atatürk ve Ağaç SevgisiAtatürk'ün Anıları, Atatürk ve Ağaç Sevgisi Atatürk'ün...

İlginizi Çekebilir