Dil nedir? – Muharrem Ergin (Türk Dilbilgisi)

Dil nedir?

Dil nedir, sorusunun cevabını bu yazıda bulabileceksiniz. Sizlere dilimiz döndüğünce, farklı kaynaklardan yararlanarak “dil nedir” konusunu izah etmeye çalıştık. Dil insanlar arasında anlaşmayı sağlayan tabii bir vasıta; kendi kanunları içerisinde yaşayan ve gelişen canlı bir varlık; milleti birleştiren, koruyan ve onun ortak malı olan sosyal bir müessese; bin yıllar boyunca gelişerek meydana gelmiş bir sosyal kurum; seslerden örülmüş bir ağ; temeli bilinmeyen zamanlarda atılmış bir gizli antlaşmalar sistemidir.

Dil, diğer insanlarla bütün ilişkilerimizde bize aracılık eden, sosyal bağlarımızı düzenleyen bir vasıta olarak hayatımızın her safhasında mevcuttur. Evde, okulda, sokakta, çarşıda, iş yerinde ve her yerde onunla beraber yaşıyoruz. İnsan konuştuğu dili doğduğu günden itibaren hazır bulur. Fakat dil doğuştan bilinmez. İlk aylarda ağlamalar, taklit, birtakım hareketlerle anlaşma sağlamaya çalışır. Çocuk içinde yaşadığı topluluğun dilini, anadilini uzun bir çıraklık devresi süresince öğrenir. Daha sonra kulağına gelen seslerin belli kavramlara, hareketlere, varlıklara karşılık olduğunu anlamaya başlar.

Dil insan benliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. İnsan zekasının, insanda sınırı çizilemeyen duygu ve düşünce kabiliyetinin sonuçları kendi benliğinin dışına ancak dille aktarılabilir. Bu bakımdan dil ile düşünce iç içe girmiş durumdadır. İnsan dil ile düşünür. Dilin gelişmesi düşünmeyi düşünceye, düşüncenin gelişmesi de dile bağlıdır. Çeşitli medeniyetlerin meydana getirilmesini sağlayan düşünce, gelişmesini dile borçludur.

Dil her şeyden önce sosyal ve millî bir varlıktır. Fertlerin üstünde, bir milleti ilgilendirir. Bütün bir milletin duygu ve düşünce hazinesini teşkil eder. Bir milleti ayakta tutan, fertleri birbirine bağlayan, sosyal hayatı düzenleyen ve devam ettiren, millî şuuru besleyen bir unsur olarak dilin oynadığı rol çok büyüktür. Bağımsızlığın temeli millî şuurdur. Millî şuurun en kuvvetli kaynağı ise dildir.

Belli ses öbeklerinin insanlar arasında danışıklı bir değer kazanarak birer kavrama karşılık olmaları dilin oluşmasında esas sayılabilir. Bunun gibi onların çeşitli kullanışları da ortak değerler bağlayarak dilin kurallarını meydana getirmiş olmalıdırlar. Bunlar üreyip genişlemiş ve az çok titizlikle korunarak kuşaktan kuşağa aktarılmıştır. Ses kanunlarına uyup zamanla değişmelere uğramış olmaları da tabiidir.

Dil ile düşünce organı olan insan beyni destekleşe oluşmuş olmalıdır. Öyle ki sonuçta dil düşünmenin de bir vasıtası olmuştur. Ana dilimizden cümleler kurarak düşünürüz. Bunları dile getirdiğimizde adına konuşma deriz. Dil olmasa düşünce ve duygu da gelişmezdi, insan topluluğu ilerlemez, bir medeniyet oluşturamazdı. Yine insanoğluna bahşedilen din hayatı ile sanat hayatı da dil temeli üzerine kurulmuşlardır.

Dil konuşma aygıtının çıkardığı çok çeşitli seslerin son derecede karmaşık bir birleşiminden meydana gelir. Ancak kulağımız da bunları bütün incelikleri ile ayırabilecek yaradılıştadır. Bu sebeple biz onları çözümlemekte güçlük çekmeyiz. Konuşma organlarının belirli bir durum alarak bir an içinde çıkardıkları basit sese bir seslik, yahut sadece ses deriz: a, ü, b, t gibi. Bir soluk hamlesi içinde çıkan birkaç sesin topluluğuna da hece adını veririz: “bu, ka-pı, pen-ce-re” gibi.

Bir dilde bir anlamı olan tek veya çok heceli ses öbeklerine kelime deriz: “kuş, görmek, umutsuz” gibi. Bir dilin bütün kelimeleri o dilin kelime dağarcığını meydana getirir. Kelimelerin bir düşünceyi bir bütün olarak anlatan düzenli topluluğuna cümle adını veririz: “Orhan okula gitmelidir.” Bir maksadı anlatmak için bir sıra cümleler kullanırız. Buna da söz deriz. Sözlerle anlaşmak konuşmakla olur.

İnsanlar sözlerini uzaktakilere ulaştırmak  ya da uzun zaman saklamak ihtiyacı ile onları daha dayanıklı bir işaret sistemine çevirmeyi düşünmüşler, yazıyı icat etmişlerdir. Eski insanlar hakkında bilgilerimizi bıraktıkları yazılı belgelerden alıyoruz. Milletlerin yazıdan önceki yaşayışları hakkında pek az şeyi öğrenebildiğimiz için tarih yazıyla başlar, diyoruz.
İnsanlar her kelime için, her hece için veya her ses için ayrı işaretler kullanan türlü yazı sistemleri yapmışlardır. Bugünkü ileri milletlerin yazılarında her işaret bir ses karşılığıdır. Buna harf deriz. Bir dilin kullandığı harflerin topluluğu o dilin alfabesi olur. Bu türlü yazıya da alfabe yazısı adını veririz. Yazılı bir sözü yeniden seslendirmeye okuma diyoruz. Sessiz okumak da olur.

Muharrem Ergin-Türk Dilbilgisi

Yazıyı Değerlendirin

Değerlendirmeler (0)

Değerlendirme yok

ilgili yazılar

BENGÜ SU, DİRLİK SUYU. DİRİM SUYU; MENGÜ BINARI-İldeniz...

BENGÜ SU, DİRLİK SUYU. DİRİM SUYU; MENGÜ BINARI =05.01.2017...

TÜRKLERİN KULLANDIĞI ARAPÇA SÖZLERİ ARAPLAR ANLAMAZ! Prof. Dr. Timur...

TÜRKLERİN KULLANDIĞI ARAPÇA SÖZLERİ ARAPLAR ANLAMAZ! Prof Dr. Timur KOCAOĞLU Geçmişte...

İRAN’DAKİ TÜRK-ŞAHSÉVEN GÖÇEBELERİNDE DEVE KÜLTÜRÜ ve İGİLİ TERİMLERİ

İRAN’DAKİ TÜRK-ŞAHSÉVEN GÖÇEBELERİNDE DEVE KÜLTÜRÜ ve İGİLİ TERİMLERİ, Prof....

KİNG (KRAL) SÖZCÜĞÜ ÖN TÜRKÇEDİR (SÜMERCE) – ARİF ERMAN...

KİNG (KRAL) SÖZCÜĞÜ ÖN TÜRKÇEDİR (SÜMERCE) Arif Cengiz Erman...

Teksas’ta Oturuyor, İrem’de Uyuyorum-Yrd. Doç. Dr. Bedri Aydoğan

Teksas'ta Oturuyor, İrem'de Uyuyorum; Üstüm Yağmur Altım Çamur ya...

ÇAGATAY TÜRKÇESİ SÖZLÜKLERİ > ABUŞKA

ABUŞKA, ÇAGATAY TÜRKÇESİ SÖZLÜKLERİ > ABUŞKAÇAGATAY TÜRKÇESİ SÖZLÜKLERİ > ABUŞKA 1. ABUŞKA XVI....

Sonuç sözcüğünün tarihsel dayanakları

SOÑUÇ > SONUÇ = NETİCE (Arapça) İldeniz Turan   Bir kavramı karşılayan...

Türk yurtlarında tarih boyunca "pandemi" yerine kullanılan ÖLET sözcüğü

Türk yurtlarında tarih boyunca pandemi yerine kullanılan ÖLET sözcüğüÖLET İldeniz...

Çağatayca: Gerileme ve çökme devri (XVII-XIX. yüzyıllar)

Çağatayca: Gerileme ve çökme devri (XVII-XIX. yüzyıllar) Çağatayca: Gerileme...

Göktürk Yazıtları > Tonyukuk Yazıtı Doğu Yüzü Kelime Tahlilleri...

Göktürk Yazıtları > Tonyukuk Yazıtı Doğu Yüzü Kelime Tahlilleri...

BÖL, MANKURTLAŞTIR, YUT!

BÖL, MANKURTLAŞTIR, YUT!BÖL, MANKURTLAŞTIR, YUT! Prof. Dr. Ekrem Barak Arıkoğlu Türk’ün...

Eski Uygur Dönemi Türk Dili ve Edebiyatı / Yrd....

Eski Uygur Dönemi Türk Dili ve Edebiyatı / Yrd....

Çağatayca (Çağatay Türkçesi) Klasik devrin başlangıcı (XV. yy)

Çağatayca (Çağatay Türkçesi) Klasik devrin başlangıcı (XV. yy) Çağatayca...

İlginizi Çekebilir