AMİN SÖZCÜĞÜNÜN KÖKENİ VE TÜRKÇE KARŞILIĞI

Hiç düşündük mü Tanrı’ya olan tüm yakarışlarımızın ardından neden “amin” dediğimizi? Ya da “amin” sözcüğünün nereden geldiğini hiç düşündük mü?

“Amin” sözcüğünün kökeni Eski Mısır’a dayanmaktadır. M.Ö. 1352-1335 yılları arasında Mısır Kralı Amenofis döneminde tek Tanrılı inanca geçilmiştir. Çok Tanrılı inançtan tek Tanrılı inanca geçiş Mısır için adeta bir reform olmuştur. Güneşe tapma kültü, Tanrı’ya ait olduğu söylenen güneş diskleriyle tüm Mısır’a yayılmıştır.

Mısır Fravunu Amenofis yapılan tüm yakarışların sonunda “amen” denilmesini buyruk etmiştir. “Amen” sözcüğü Eski Mısır dili olan Koptçadan gelmektedir. Dolayısıyla Mısır’da yaşayan Yahudiler de ettikleri yakarışlardan sonra “amen” diyerek bu sözcüğü dillerine ve kendi inançları olan Musevilik inancına da kazandırmışlardır. Hz. Musa getirdiği Musevilik inancıyla Mısır Yahudilerinin bu sözcüğü kullanımlarında bir sakınca görmedi ve “amen” sözcüğü yerinde kaldı. Bu sözcük daha sonraları Hristiyanlık ve İslamiyet inançlarına da geçmiştir. Hristiyanlık inancında “amen”, İslamiyet inancında ise “amin” olarak kullanılagelmiştir.

Buraya kadar “amin” sözcüğünün kökenini işledik. Gelelim Türk dillerinde “amin” sözcüğü yerine kullanılan sözcüklere…

Eskiden Türkistanlılar “amin” sözcüğünü ve bu  sözcüğün yanında günümüz “ettiğin olsun/gelsin” anlamına gelen “aytkanıñ bolsıñ/kelsiñ” deyişini kullanıyorlardı. Eski  Türkçe ve çağdaş Türk dillerinde “aytmak” eylemi “söylemek, etmek” anlamına gelmektedir. Türkiye Türkçesinde bu eylem “eytmek” olarak söylenir. Günümüz biçimi “etmek”tir.

Yine “amin” anlamı yerine kullanılan başka bir sözcüğümüz “alaş” sözcüğüdür. “Alaş” sözcüğü Kıpçak Türkülerince yurt, ulus anlamlarında kullanılmaktadır. Günümüzde her yakarıştan sonra “amin” demek yerine bizler “alaş” deriz. “Amin” diye kullandığımız bu sözcük ne kadar doğrudur bilinemez. Ancak “aytkanıñ bolsın/kelsin” (günümüz Türkçesiyle ettiğin olsun/gelsin) deyişleri “amin” sözcüğünün yerini daha çok tutmakta oldugunu söyleyebiliriz.

Yazıyı Değerlendirin

Değerlendirmeler (0)

Değerlendirme yok

ilgili yazılar

Hititler Türk Müdür, Değil Midir? / Ord. Prof. Dr....

Hititler Türk Müdür, Değil Midir? / Ord. Prof. Dr....

TÜRK KÜLTÜRÜNDE YARATILIŞ SÖYLENCELERİ (EFSANELERİ-MİTLERİ)

Eski Türkler, "İnsanoğlu" na, "Kişioğlu" derlerdi. Türk mitolojisinde,...

Duha Koca Oğlu Deli Dumrul Destanı, Dede Korkut Hikayeleri

Duha Koca Oğlu Deli Dumrul Destanı, Dede Korkut Hikayeleri, dede...

Yesi ve Çevresinde Sakalar / Doç. Dr. Muhammet Beşir...

Yesi ve Çevresinde Sakalar / Doç. Dr. Muhammet Beşir...

İSKANDİNAV MİTOLOJİSİNİN KÖKENİNDEKİ TÜRK MİTOLOJİSİ 2-Özgür Barış Etli

İSKANDİNAV MİTOLOJİSİNİN KÖKENİNDEKİ TÜRK MİTOLOJİSİ 2 Özgür Barış Etli...

"Yeraltı Tanrısı Erlik" – Hun Saray’ına Ait Kapı Tokmağı...

Erlik şaman dualarında, üç dilimli tacı, boynuzları, kömür karası...

UNUTULAN/UNUTTURULAN TARİHİMİZ – Dr. Metin GÜNDÜZ

GÖBEKLİTEPEDE 2010 EYLÜL AYINDA BULUNDUKTAN 48 SAAT SONRA -ÇALINAN-...

Remziye Hisar Kimdir?

Remziye Hisar (1902 - 1992) Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın...

HÜSEYİN NİHAL ATSIZ – ÖZLÜ SÖZLERİ

HÜSEYİN NİHAL ATSIZ - ÖZLÜ SÖZLERİ ...

Atatürk'ün Anıları, ATATÜRK’E GÖRE ATATÜRK

Atatürk'ün Anıları, ATATÜRK’E GÖRE ATATÜRKAtatürk'ün Anıları, ATATÜRK’E GÖRE ATATÜRK Atatürk'ün Anıları, Atatürk'ün...

Cengiz Han Destanı, Cengizname ve Özellikleri, Cengiz Han Destanı özet,...

Cengiz Han Destanı, Cengizname ve Özellikleri, Cengiz Han Destanı, Cengiz...

Oğuz Kağan Destanı Üzerine Yeni Düşünceler / Prof. Dr....

Oğuz Kağan Destanı Üzerine Yeni Düşünceler / Prof. Dr....

Uygur Devletleri Tarihi ve Kültürü / Prof. Dr. Gülçin...

Uygur Devletleri Tarihi ve Kültürü / Prof. Dr. Gülçin...

İlginizi Çekebilir