Bu sözcük Türk Tarihi ve Söylenceleri Sözlüğünde yer almaktadır. >>> Anlamı-Açıklaması: Türk tarihinde ve söylencelerinde yer alan önemli bir kişilik/kavram. { YALVAÇ: Resul. Peygamber. Tanrının habercisi. Kitap getirmiş olan elçi. Türkler târih boyunca değişik dinlere ve bunların farklı mezheplerine tabi olmuşlardır. Ancak başlıca en fazla rağbet görmüş dinler şu şekilde sayılabilir: Budizm (ve Lamaizm mezhebi), Maniheizm, Hıristiyanlık, Mûsevilik ve en son olarak İslâmiyet (Sünnî ve Alevî mezhepleri dâhil). Her dinin kurucusu hakkında anlatılanlar arasında halk kültüründe ilgi gören konular daha yoğun olarak işlenmiştir. Türkler en son olarak İslam Dini’ni kabul etmişler ve bu din tüm Türk dünyâsının ortak değerlerinden birisi hâline gelmiştir. İslam’a göre Allah’ın (c.c.) varlığına ve birliğine inanmak birincil ve en önemli koşuldur. Bundan sonra da Hz. Muhammed’in onun elçisi olduğuna, ardından da Tanrı’nın gönderdiği (Kuran-ı Kerim’de adı ister sayılmış olsun isterse olmasın) diğer tüm elçilere inanmak ve saygı göstermek gerekir. Kelime-i Şehâdet (“Tanıklık Sözü”) Türkçe çevirisi ile şu şekildedir:
Tanıklık ederim ki Allah’tan başka tanrı yoktur. Ve yine tanıklık ederim ki Muhammed onun kulu ve yalvacıdır.
İslâmiyet’in kabûlüyle birlikte temel kavramları yerleşmeye başlamış ve düşünce dünyâsı ile halk inançlarını da doğrudan etkilemiştir. Fakat geçmişteki anlayışlarla uyumlu olarak ilgi çeken her konu daha hızlı yayılmıştır. Bu bağlamda İslam Dini’ndeki bazı peygamber kıssaları diğerlerine nazaran daha çabuk yayılmış ve halk anlayışında daha fazla yer edinmiştir. Çünkü bu anlatılardaki bazı unsurlar zaten geçmişten beri var olan halk inanışlarını çağrıştırmaktadır. Kısaca değinilecek olursa, bazı peygamberlerin adları ve onlarla ilgili olarak halk kültürü içerisinde sıkça anlatılan olaylar şunlardır: Önemli Yalvaçlar * Hz. Muhammed: (Arapça “Muhammad”. Batı dillerine de aynı okunuş ile geçmiştir. Ayrıca “Mahmud” ismiyle de bağlantılıdır. Azerice “Mehemmed”, Türkçe “Mehmed” isimleri de diğer söylenişleridir.) Özellikle Miraç kavramı halk ve tasavvuf edebiyatında geniş yer tutar. Miraç, bâzen yanlış veyâ eksik olarak salt göğe yükselme olarak ele alınmıştır. Yükselirken kullandığı “Burak” adlı binek Türk halk edebiyatında önemli bir yer tutar.
* Hz. Mûsa: (İbrânice “Mose”.) Asası ile yere vurarak denizi ikiye yarması kendisine verilen bir mûcize olarak kabul edilir. Ayrıca asasının bir ejderhaya dönüşmesi ilgi çekicidir.
* Hz. İsa: (İbrânice “Yeşu”, Arapça doğru okunuşu ile “Isa”. Batı dillerine “Jesus” olarak geçmiştir. Anadolu’da “Ese” olarak da söylenir.) Körlerin gözlerini açması, daha beşikteyken konuşması, ayrıca annesinin kendisine babasız hâmile kalması halk edebiyatında ilgi çeken konulardır.
* Hz. Nuh: (İbrânice “Noah”.) İnsanlığın ikinci atası olarak kabul edilir ve bu konu tüm Dünyâ kültürlerinde ilgi görür. Büyük bir gemi inşâ ederek insanları ve hayvanları kurtardığı “Büyük Tûfan” ise Anadolu, Mezopotamya ve Ortadoğu’da Sümerlerden beri yaygın ve ortak bir anlatıdır. 950 yıl yaşadığı söylenir.
* Hz. İbrahim: (Asurca ve Akkadça “Abraham”, İbrânice “Avraham”. Peygamber olmadan önceki adı ise “Avram/Abram”dır.) Atıldığı ateşin onu yakmaması anlatılan hakkında anlatılan en ilgi çekici olaydır. İbrahim Peygamber Sümer kökenli olarak kabul edilir ve Türklerin ataları arasında sayılır. Kâbe’yi inşâ ettiği söylenir. Ayrıca eşinin ayağını yere vurarak kutsal suyu (Zemzem) çıkartması da yine Türk kültürü açısından çok ilgi çekici bir konu olmuştur.
* Hz. Süleyman: (İbrânice “Şalomo”. Batı dillerine ise “Salomon” olarak geçmiştir. Kazakça’da “Süleymen” olarak söylenir.) Kuşlara ve rüzgarlara hükmettiği anlatılır. Hayvanlardan oluşan orduları vardır. Hayvanlarla konuşması da yine diğer ilgi çekici bir kavram olarak yer alır.
* Hz. Yusuf: (İbrânice “Yosef”.) Kuyuya atılması ve rüyâları yorumlaması oldukça önemli görülmüştür çünkü kuyular Türk kültüründe önemli bir yere sâhiptir. Ayrıca rüyâsında gördüğü gök cisimleri de dikkat çeker.
* Hz. Yunus: (İbrânice “Yonas”.) Dev bir balık tarafından yutulduğu anlatılır. Kavmini terkederek bir gemiye binip ülkesinden ayrılmıştır. Yolculuğu esnasında dev bir balık kendisini yutmuş fakat sonra kurtulmuştur.
* Hz. Davud: (İbrânice “David”.) Demirciliği en yetkin biçimiyle yapabildiğine inanılır. Demiri eliyle şekillendirebildiği söylenir.
* Hz. Lokman: (Arapça “Lukman”.) İslam inancında bilge ve hikmet sâhibi birisidir. Ölümsüzlüğü aradığı söylenir. Hekimlerin piridir. Bilinmedik diyarlardaki otlardan ilaçlar yapar.
* Hz. Eyüb: (İbrânice “Iyyob”.) Bir mağarada, dermansız bir hastalık nedeniyle çile çekmiş, daha sonra Tanrı tarafından bahşedilen kutsal bir suyun sâyesinde iyileşmiştir.
* Hz. İlyas: (İbrânice “Eliyah”. Anadolu’da “Ellez” olarak söylenir.) Kıtlık zamanında iyi insanların evlerine bir mûcize olarak, bolluk ve bereket getirdiği söylenir.
Ayrıca “Ashab-Kehf” kıssası mağaralarla ilgili olarak önemli bir yere sâhiptir. Bir mağarada çok uzun yıllar uyuyarak daha sonra uyanan gençler ve yanlarındaki köpekleri anlatılır.
Anlam: (Yal). Elçi, haberci demektir. Haber vermek anlamını taşıyan Yalvamak/Yalbamak fiilinden gelir. Yal sözcüğü Moğolca’da cezâlandırmak demektir. Yalvarmak fiili ile aynı kökten türemiştir ve Tanrı’ya yakarmak anlamını çağrıştırır. Orhun Yazıtları’nda “Yalabaç” sözcüğü elçi anlamında geçer. Eski Uygurca’da Yalavar kelimesi de haberci demektir. Saygılarımızla. Türkçenin Diriliş Hareketi *İLİŞTİRİLER: Tarih terimleri, Tarih Terimleri Sözlüğüü, tarih sözlüğü pdf, tarih terimleri ygs, tarih sözlüğü indir, tarih terimleri ve anlamları, tarih kavramları sözlüğü, Türk tarihi pdf, Türk tarihi kronolojisi, Tarihimiz
>>

