TÜRKÇENİN NE ÇOK EĞLENCESİ, ÖZENCESİ, İMRENCESİ, SÖYLENCESİ VAR
Prof. Dr. Timur KOCAOĞLU
– BEĞENCE (övgü, övücü tanıtma yazısı, takriz)
– ÇEKİNCE (çekinilecek sebep veya durum, rezerv, ihtiraz)
– DERLENCE (derlenilen, derlenme konusu, özelliği)
– DİNLENCE (tatil, dinlenme yeri)
– DİRENCE (kol demiri, destek, resistor “bir çevrime istenilen değerde ek direnç katmak için kullanılan düzen”)
– DÖNENCE (coğ. ve gök b. Yerküre üzerinde, güneş ışınlarının yılda iki kez dik açı ile geldiği, sıcak kuşağın kuzey ve güney sınırlarını oluşturan ve Ekvator’un 23° 27′ kuzey ve güneyinden geçtiği varsayılan iki çemberden her biri, tropika: Oğlak dönencesi. Yengeç dönencesi // Ay ya da Güneş’in görünen deviminde gelip geri döndüğü yer ya da daire; yaz dönencesi, kış dönencesi gibi // medar)
– EĞLENCE (Eğlenme işi, sefahat)
– İMRENCE (Herkesçe imrenilen şey veya kimse)
– İZLENCE ( öngörülen işlemlerin bütünü, program)
– GÖNENCE (mutluluk, sevinç)
– GÜVENCE (teminat, garanti, kefalet, iletken parça)
– ÖDENCE (tazminat, taksit)
– ÖĞRENCE (deneme, temrin, simülasyon, benzerini yapma)
– ÖZENCE (bonus: 1. Bir yerde çalışanlara kazançtan dağıtılan ya da iyi çalıştıkları için aylık dışı verilen para. 2. Piyango bileti ve kimi pay belgitleri iyelerine belirli zamanlarda ad çekilerek dağıtılan para)
– ÖZLENCE (özleme durumu, özlenilme)
– SÖYLENCE (efsane)
– ÜSTLENCE (işBir bireyin toplumsal işbölümü gereği yerine getirdiği işlev ya da bir işmenin üstlendiği işpayı)
* Yaz yaz bitmiyor, ara ara bitmiyor.
Timur, 28.10.2017

