Dingir, Tenger, Tengere, Tengri, Teyri, Tenri, Tingri, Tayrı: Tanrı Köken Açıklaması
Eski Türkçe: [ Orhun Yazıtları, 735]
- üze kök teŋri asra yagız yir kılındukda [üstte mavi gök altta kara yer yaratıldığında]
- << ETü teŋri gök, gökyüzü, gök tanrı
Not: MÖ 4. yy’a ait Çince bir metinde zikredilmiş olup, kayda geçen en eski Türkçe sözcüktür. Eski Türkçe teŋ “denklik? ufuk?” bağlantısı düşünülmeye değerdir. Karşılaştırma: Arapça ḳadīr “Tanrı’nın bir adı” < ḳadr “denklik, değer”. - Sümerce Tengir/dingir: çevirmek, evreni döndürmek.
Tengri ne demek, Tengri nedir?
Bu sözcük Türk Tarihi ve Söylenceleri Sözlüğünde yer almaktadır.
>>> Anlamı-Açıklaması: Tengri sözcüğü Türk tarihinde ve söylencelerinde yer alan çok önemli bir kavramdır.
TENGRİ: Tek Yaratıcı. Mutlak yaratıcı. “Tanrı” sözcüğünün farklı bir söyleyişi olmakla birlikte, eski Türk inanç sistemini ifâde eden Tengriçilik (Batı dillerinde Tengrizim) kavramından dolayı günümüzde tek Tanrı mânâsında tercih edilmektedir.
Ahmed Yesevî de benzer bir anlıyışla sıklıkla “Allah Tengri” tâbirini kullanmıştır. Bengü ve Beyrü (Ebedî ve Ezelî, Öncesiz ve Sonrasız) olan tek varlık O’dur. İslâmiyet öncesinde Tanrı değişik isim ve sıfatlarla anılmıştır. En önemlileri aşağıdaki gibi sıralanabilir:
- Bar: Var olan demektir.
- Oğan: Rab, var eden, yaratan demektir.
- Kuday: Hüdâ, yaratıcı demektir.
- Çalap: Kudretli demektir.
- Yalap: Nur demektir.
- Yazgan: Kaderi tâyin eden demektir.
- Bayar: Zengin, ulu demektir.
- Bayat: Ezelî demektir.
- Buyan: Aziz, cömert demektir.
- Olcay: Her şeyi yapabilen, gücü yeten demektir.
Göktürkçe Tengri Nasıl Yazılır?
Göktürkçe Tengri aşağıdaki gibi yazılır.

Saygılarımızla.
Suat Özer
Sayın Deniz Karakurt’un Türk Tarihi ve Söylenceleri Sözlüğünde ise şu bilgiler yer almaktadır.
>>> TANRI: İlah.
- Eşdeğer:
- 1. TENRİ, TENGRİ, TİNGRİ, TANGRI
- 2. TANGARA, TANARA
- 3. TARI, TAGRI, TAYRI, TEYRİ
- Moğolca: 1. TENGİR, TENGER
- 2. TENGERE, TENEGERE
İnsanüstü ve/veyâ doğaüstü varlık. İnsanlar ve doğa üzerinde egemenliği olan güç. Yaratıcı. Çok-tanrılı inançlarda belirli bir sorumluğu yerine getirdiğine inanılan, herhangi bir görevi olan ve bir doğal unsur ile ilişkilendirilen, genellikle insan biçimli olarak algılanan, bâzen de soyut ruhsal kişilik.
En az 2500 yıllık bir geçmişi bulunan bu sözcük bütün Türk şîve ve lehçelerinde ortak bir kavram olarak yer alır, ayrıca Moğolca ile birlikte başka Asya dillerine de yerleşmiştir.
Eski Sümer dilinde birebir Tanrı mânâsı taşıyan Dingir/Tingir sözcüğü ile de bağlantısı vardır. Bu takdirde geçmişi en az 6000 yıl geriye gidecektir. Etrüsklerde diğer tanrıların doğumunda rol oynayan “Thanr” adlı üstün bir Tanrı vardır. Bazı Türk boylarında İyeler (koruyucu ruhlar) için de bu ad kullanılır; Su Teyrisi, Yer Teyrisi gibi.
İslam öncesi dönemde nihâi irâdeye sâhip bir gücün esasını oluşturduğu “Tengricilik” anlayışı sistematik bir inanç olarak tüm toplumsal hayata işlemiştir. Eski metinlerde Ulu Teyri, Han Tengri gibi ifâdelere sıklıkla rastlanır ve Türklerin “Köke Möngke Tengri” (Moğolların “Hühe Münhe Tengeri”) yâni “Sonsuz Gök Tanrı” şeklindeki tanımlamaları bu konudaki anlayışlarını özetler niteliktedir.
Navruz Bayramı’na ise “Tagrıtoy” adı verilir. Türkçe “Tanrı” sözcüğü İslâmiyet’le birlikte tek olarak kabul edilen yaratıcıyı nitelemekte de kullanılmaya başlanmıştır. Yeri gelmişken değinilmesi gereken bir husus, Allah (c.c.) için “Tanrı” adının veyâ sıfatının kullanılıp kullanılamayacağıdır. Bu hususta iki uç görüş vardır. Bir tarafta “Tanrı” kelimesinin hiçbir biçimde Allah’ı tanımlamak için kullanılamayacağı hattâ daha ileri ve aşırı görüşlerde bunun günah olduğunu bile öne süren bir yaklaşım vardır.
Diğer tarafta ise “Tanrı” sözcüğünün bir kelime olarak “Allah” adını birebir karşılayan, onun yerine kullanılabilecek bir sözcük olduğunu iddia eden, hattâ “Tanrı” tâbirinin yeterli olduğunu savunan görüşler bulunur.
Ancak her ikisinin de hatâlı olduğu yönler oldukça fazladır. Öncelikle Elmalı’lı Hamdi Yazır’a (ve onun belirttiği üzere İslam bilginlerinin çoğunluğuna) göre “Allah” lafzı özel bir isimdir. Bu nedenle genel adların bazı kuralları onun için kullanılamaz, meselâ çoğulu yapılamaz.
Buna karşın Türk-Moğol lehçe ve şîvelerindeki “tanrı” sözcüğü mutlak tekillik içermez ve çoğulu olan “tanrılar” ifâdesi sıklıkla kullanılır. (“Tanrı” kavramının Arapça karşılığı olan “ilah” sözcüğünün de bu dilde çoğul çekimi yapılır.) Üstelik İslam öncesi eski Türk halk inançlarında en üstün ve başat güç durumundaki “Göktanrı” karşısında bile bir “Yertanrı” vardır. Dolayısıyla bir genel ad olarak da kullanılan “Tanrı” sözcüğü “Allah” adının birebir karşılığı değildir.
Diğer taraftan Allah (c.c.), Kuran-ı Kerim’de “Nas Sûresi” içinde kendi zatı için “ilâhin-nas” (insanların tanrısı) ifâdesini kullanır. Dolayısıyla Kuran-ı Kerim’de Allah (c.c.) kendisi için “ilah” (tanrı) kelimesini bir anlamda tanımlayıcı olarak kullanmıştır. Yâni “Tanrı” olarak nitelenebilecek kendisinden başka bir varlığın olmadığını vurgulamıştır. İslam inancına göre tanrılık vasfı ve mutlak yaratıcı güç yalnızca ona âittir. Kelime-i Tevhid’de de bu durum açıkça görülür: “Tek Tanrı Allah’tır” (Allah’tan başka Tanrı yoktur).
Örneğin Ahmed Yesevî sürekli olarak “Tengri Teâlâ” hattâ sıklıkla da “Allah Tengri” ifâdelerini kullanmıştır. Çünkü onun için Tengri zaten tek olan Allah’tan başka bir varlık değildir, olamaz da. Yâni “Tanrı” kelimesi tıpkı Avrupa dillerinde olduğu gibi bâzen özel ad olarak kullanılsa da çoğu zaman bir kategori belirtir. “Allah” sözcüğü ise İslam inancında kesin bir biçimde “Tek Tanrı” olarak tanımlanan yüce yaratıcıya mahsus en özel ve başka hiçbir varlığa özgülenemeyecek ve paylaşılamayacak bir isimdir. Ancak değişik özellikleri nitelenir: Bağışlayan, Yaradan, Acıyan, Yarlıgayan, Esirgeyen, Gözeten.
Anlam: (Dan/Tan) ve (Ten/Tin/Din). Sümerce’de “Dingir/Tingir” olarak yer alır.
Eski Türkçe, Moğolca ve hattâ Tunguz-Mançu dillerinde saymak, hesaplamak, bilmek, bilgi sâhibi olmak anlamları içeren bir köktür. Şaşırmak, hayret etmek anlamlarını bünyesinde taşır. Tanımak, Tan (şafak), Tansık (mûcize) Tin/Tın (ruh), Dinç, Diri gibi sözcüklerle bağlantılıdır. Moğolca Tenreh fiili güçlendirmek mânâsı taşır.
Saygılarımızla. Türkçenin Diriliş Hareketi
>>

