Atatürk'ün Anıları, Atatürk Bir Araba Kavun Alıyor

Atatürk'ün Anıları, Atatürk Bir Araba Kavun Alıyor

Atatürk’ün Anıları, Atatürk Bir Araba Kavun Alıyor

Atatürk’ün Anıları, Atatürk’ün hayatı kısaca, Atatürk’ün anıları, Atatürk’ün hayatı ödev, ulu önder Atatürk’ün hayatı, Atatürk’ün hayatı uzun, Atatürk’ün hayatı özet, Atatürk’ün hayatı kısaca, Atatürk’ün hayatı resimli

Atatürk ile ilgili tüm yazıları okumak için tıklayınız: ATATÜRK

Atatürkün hayatı kısaca, Atatürk’ün anıları, Atatürk’ün hayatı ödev, ulu önder Atatürk ün hayatı, Atatürkün hayatı uzun,  Atatürkün hayatı özet, Atatürkün hayatı kısaca, Atatürk’ün hayatı resimli,

TDH – KOLAY ERİŞİMİ Türkçe Göktürkçe Edebiyat Türkçe Adlar Tarih Kökenbilgisi Türk Lehçeleri Yazım Kılavuzu Türk Dünyası PDF-DOC Sınav-Deneme SÖZLÜKLERİMİZ

DİL BİLGİSİ KOLAY ERİŞİMİ Dil Bilgisi Sıfatlar Belirteçler Anlam Bilgisi Kompozisyon İlgeçler Cümlede Anlam Nasıl yazılır? Bağlaçlar Paragrafta Anlam Noktalama İşaretleri Ünlemler Sözcükte Anlam Sözcük Bilgisi Eylemler Ses Bilgisi Yapım Ekleri Eylemsiler Yapı Bilgisi Adıllar Dil-Anlatım Yazım Bilgisi Adlar Edebiyat Anlatım Bozuklukları Ana Bet Atasözleri ve Deyimler TDH-Instagram Tivitır Feysbuk

Atatürk Bir Araba Kavun Alıyor

Gene bir İstanbul seyahatinde bir sabah erkenden otomobille şöyle bir Yeşilköy’e doğru gezinti arzu ediyor. Topkapı dışından otomobille ilerlerken kavun yüklü iki araba ve birkaç küfe de üzüm görüyor. Otomobili durduruyor ve iniyor. Yanında başyaver, diğer araba da yaverler, daha geridekinde de polis takip memurları var. Onlar da derhal iniyorlar. Tabiî orada bir kalabalık oluyor. Köylüler otomobildekilerin kimler olduğunun farkında değiller. Atatürk köylülerle kavun pazarlığına başlıyor:

-“Bu bir araba kavunu kaça verirsin?” Diyor. Bunlar iki erkek, üç kadın. Araba sahibi kayıtsız davranıyor. Malı vermek taraftarı değildir, ne ise bir fiyat söylüyor. Paşa da şaka olarak bir fiyat veriyor.1

Arabaların şafak vakti durdurulmasından sinirlenen arkadaki arabacı öndekine bağırıyor:

-“Haydi, be trava… Sabahleyin maytaba çıkmışlar.”

Tabiî Paşa “trava” nın anlamını bildiğinden bunların Rumeli göçmenlerinden olduğunu anlıyor. Paşa, arkadaki arabacıya bağırıyor:

-“Canım be birader ne sinirleniyorsun? Uyuşursak bu iki arabadaki malı da alırız.”

Fakat adam gene arabayı çekmek ve gitmek taraftarıdır. Nihayet pazarlıkta uyuşuluyor ve iki araba kavunla birkaç küfe de üzüm satın alınıyor. Artık bunların götürülmesi işi kalıyor. Paşa diyor ki:

-“Bunu bizim eve bırakacaksın.” Adam cevap veriyor:

-“Sizin ev nerededir, ne bilelim biz…” Sonunda Başyaver Celâl Bey bir kâğıt yazıyor, “işte bizim evin adresi” diyerek adama veriyor. Arabacıya:

-“Bunu, Topkapı’dan içeri girince kime versen sana bizim evi gösterir” diyor. Tabii arabalar yollarına devam ediyor.

Sonradan öğrendiğimize göre adamlar, Topkapı’dan içeri giriyorlar; Kâğıdı polise gösteriyorlar ve bu ev nerededir, diye soruyorlar. Polis bir kâğıda, bir de arabacıların yüzüne bakıyor ve Dolmabahçe’yi tarif ediyor. Arabacılar tâ ki Saray kapısından içeri giriyorlar, o zaman işi anlıyorlar.

Saray kapısından içeri girince, “trava” diyenin rengi atıyor ve adamda korku başlıyor. Sarayda bunlara gayet hoş muamele yapılıyor; Hademeler, bekçiler kavunları boşaltıyorlar. Adamları, kadınları satın alma memurunun odasına alıp yemek ikram ediyorlar.

Atatürk, yanındakilerle birlikte Saraya geldiği zaman satın alma memuru Mustafa Bey’e:

-“Çağırın bunları bakalım” diyor.

Adamlar, kadınlarla beraber huzura çıkıyorlar. Hepsi şaşırmış durumdalar. Paşa:

-“Oturun” diyor, fakat çekindiklerinden oturamıyorlar. Nihayet bir daha:

-“Oturun yahu” diyor ve oturuyorlar. Paşa soruyor:

-“Kavunları teslim ettiniz mi, yemek yediniz mi, istirahat ettiniz mi, parayı aldınız mı?”

-“Her şeyi yaptılar, yedik, içtik” diyorlar…

Parayı daha henüz almadıkları halde “almadık” diyemiyorlar. Atatürk biraz konuştuktan sonra o “trava” diyene ticaret yapmak hususunda bazı nasihatlerde bulunuyor. “Alışverişte kızılmaz” diyor ve en son şaka yollu gene ona hitaben sesleniyor:

-“Haydi trava.”

Biraz sonra, para fazlasıyla bir zarfa konup pazarlık edene veriliyor ve Rumelili göçmenler heyecan içinde sarayı terk ediyorlar. (Mustafa Baydar’dan)2

1 Köylülerin zihniyetine göre pazarda piyasayı öğrenmeden yolda mal satmak doğru değildir. Bu yüzden yolda mal satmak istemezler.

2 BANOĞLU, Niyazi Ahmet, Nükte ve Fıkralarla Atatürk, Garanti Matbaası, İstanbul 1967, s. 310–312.

Kaynak: Atatürk’ten Gençliğe Unutulmaz Anılar, Ahmet Gürel, Mayıs 2009 

Yazıyı Değerlendirin

Değerlendirmeler (0)

Değerlendirme yok

ilgili yazılar

Atatürk'ün Anıları, Dağ başını duman almış

Atatürk'ün Anıları, MUSTAFA KEMAL SAMSUN’DA, Atatürk'ün Anıları, Dağ başını duman almışAtatürk'ün...

2001 Bilge Kağan Külliyesi Kazıları

2001 Bilge Kağan Külliyesi Kazıları Doç. Dr. Hasan...

Divan’ü Lügati’t Türk için öldürülen onlarca bilim insanı

Ali Emiri Efendi satın aldığında, kitap hırpalanmış ve yıpranmış...

Sibir Hanlığı, Sibir Hanlığı hakkında Bilgi

Sibir Hanlığı (1556-1600) Sibir Hanlığı (1556-1600) XV. yüzyılın ortalarına doğru Kırgız...

Türklerde Sayı Sistemleri / Doç. Dr. Zeki Kaymaz

Türklerde Sayı Sistemleri / Doç. Dr. Zeki Kaymaz ...

Türk tarihi İçin Önemli Eşya Kalıntıları Bulundu

Şivet Ulan külliyesinde yapılan arkeolojik kazılarda Türk tarihine dair...

Atatürk'ün Anıları, Atının Hastalığı

Atatürk'ün hayatı, Atatürk'ün bilinmeyen özellikleri, Atatürk'ün bilinmeyen anıları, Atatürk...

Türkiye’nin Türk Dünyasındaki Eğitim-Öğretim Faaliyetleri / Prof. Dr. Turan...

Türkiye'nin Türk Dünyasındaki Eğitim-Öğretim Faaliyetleri / Prof. Dr. Turan...

Tuna Bulgar Devleti (679-1018) / Ayşe Kayapınar

Tuna Bulgar Devleti (679-1018) / Ayşe Kayapınar ...

Atatürk’ün Kocatepe’de Çekilen Ünlü Görselinin Öyküsü

Atatürk'ün Kocatepe'de Çekilen Ünlü Görselinin Öyküsü AFYON...

İlk Tanrıçalar – Doç. Dr. Haluk Berkmen

İlk Tanrıçalar   Doç. Dr. Haluk Berkmen ...

TÜRK KÜLTÜRÜNDE DÜNYANIN ÇİVİSİ-Nuray Bilgili Yazdı

TÜRK KÜLTÜRÜNDE DÜNYANIN ÇİVİSİ Nuray Bilgili ...

Akhunlar / Prof. Dr. Enver Konukcu

Akhunlar / Prof. Dr. Enver Konukcu ...

İlginizi Çekebilir