Ankara Şivesi Yerel Ağızlar Sözlüğü

TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü
TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü Alfabetik Sırayla

Aygamber:ay çiçeği

Afad:afed

Alav:ateş

Ayalama:harmanda kullanılar ahşap gereç

Alıcının körü:kızgınlık esnasında sarf edilen söz,alıcı kartal

Ağrık: koyun hastalığı

Arnaç:karşı taraf

Algın:hasta

Aş:yemek

Aneter:anahtar

afurma :kötü konuşma

Akcıl:beyaza çalan

Abca:amca

Abçaolu:amca oğlu

aamet:ahmet

Acel:ecel

Aşa:ayşe

Aşaarı:ayşe kadın

Aşam:akşam

Aba:anne|

Aga:baba

Acer:yeni

Acer gelin:yeni gelin

Açanslar:haberler

Ağız:yavrulayan inegin ilk sütü

Açacak :kalem traş

Asma:üzüm

Armıd:armut

Angara:Ankara

Ağı:agaçları saran talayan böcek

Ağu zihir:acı tatsız,zehir gibi demek

Avlu:evin önü yada balkon

Arkaç:hayvan yatağı çiten anlamında

Ahlad kakı:ikiye bölünerek kurutulmuş dağ meyvası

Ağdırıyo:bi tarafı ağır basıyor

Ağnanıyo:debeleniyor boş boş yatıyo

Ağn:tarlanın sınırı

Alıc:tarladaki meyvası olan sınır ağacı

Ahlad: yaban çördüğü meyvası

Aşşa bağ:öz bağları

Alaca:gece gündüz arası reng

Ala çakırlı:ham meyva daha olmamış

Aşşa köy:aşağı köy ,şehir

Aşşa ev:ekmek pişirilen bacalı evden ayrı yer

Akdaş:imali mevkiinde beyaz kaya

Aklı sıdmak:korkmak

Arnacına almak:karşısına almak

Arpaç:elmadağ tünelleri

Avkat:avukat

Antire:evin koridoru

Angırıyo:eşşek anırıyor

Aralık:ev koridoru

Apalamak:emeklemek

Arg:su kanalı

Alaburus:saçların toplanması kesim stili

Avırt:yanak

Avırdını yırtarım:ağzını yanağını yırtarım

Aporlo:hoparlör

Ayak yolu:tuvalet yüz numara||Azık:yol için hazırlanan yemek

 B

Bakla:fasülye!!

Biskülüt:biskuvi!!

Başsız:kendine buyruk!!

Babalı boynuna:vebali boynuna!!

Bencileyin:bence

Banmak: elle yemek!!

Basamak:merdiven !!

Bek bagırtgan:çok sesli!!

Becel:güçsüz çelimsiz!!

Bazlama:dereşıhın beyaz silindir şeklindeki ekmeği

Badılcan:patlıcan!!

Bayır:yokuş tepe tırkaz!!

Bazar:pazar!!

Bazar yiri:pazar yeri!!

Boğüz:bu sefer!!

Buydum:üşüdüm !!

Baça:bahçe!!

Baça billemek:bahçe bellemek

Bil agrısı:bel agrısı

Bezir yağı:ahşap kapı pencere koruyucu boya!!

Baş sogan:kuru soğan

Beri gel:yakınlaş

Bıkçı:agzı testere şeklinde yarım ay  bıçak

Bozangaya:dereşıhın üzerindeki kayalık

Beri bak:buraya bak

Bet beniz:yüz ğöz

Bıza:buzagı

Boyunduruk:hayvanı baglamak için boynuna baglanan el işi ip

Bızalacı:hamile inek

Bıldır: geçen sene

Bu vakıtlar:bu saatlerde

Başangı:edepsiz asi yaramaz

Bitti yitti:ekin filizlendi

Bödelegi şişti :karnı şişti

Bögrüm:böbreklerim, yanım

Börddüm:hava sıcak ,terledim,piştim,yandım ,haşlandım

Böğlek tuttu:yazın ineği kaçıran ısıran böcek

Bunar:pınar

Bükme:köşe ,geçit vermeyen ot, zorlu viraj

Bidene: bir tane

Bıdıkım: bir lokma

Bıdıcık:birazcık

Bakale:bana bak

Bıdak:ağaç budağı

Bidene: bir tane

burgma:erkek hayvan kısırlaştırma

Bekçiayası:bekçi gözetleme yaptığı kayalık (öz mevkii)|

Bekmez:pekmez

C

Cavlamış:tüyleri dökülmüş

cip:Pantolon ceket cebi

ÇEBİŞ:Oğlaktan büyük keçi yavrusu

Cıbır:parasız kalmak

Codu:çelimsiz bakımsız veya kısa

Cemilelma:küçük tatlı elma

Cırcır:fermuar

cırcır böcüğü:ateş böcegi

Çencire:tencere

Cıvzık: yerinde durmayan

Cılk:civciv çıkmayan bozuk yumurta

Çapıt: degersiz bez kumaş

Çalgı:ahır çiten hatta çöpcülerin kullandığı süpürge

Çapçı:oyuncu numaracı

Çağara:sigara

Cereme çekmek:ceza çekmek

Canavar:kurt

Çatalkaya:ikiz kayalar

Çızlavit:lastik ayakkabı

Cingan:çingen

Çığsımış:nemlenmiş

Çöne:çoban yardımcısı

Çırtlak:göz yoran renk

Cıvımış:sulanmış

Çörten:çatıdan suyu tahliye için tahtadan yapılma oluk

Cıdalanmak:kızğınlıkla kelime kalabalığı eden

Cezaarısı:bayan gardiyan

Çiti:sıvı bulaşık sabunu

Çitilemek:iyice ovalayarak yıkamak

Çinti:yöresel kadın kıyafeti basma kumaş

Çördük:tatlı küçük armud yabani armud

Cıngı:ateş

Cimcik:etini bükmek sıkıştırmak

cimcik kadar :az denecek kadar

Cudam:adam olamamış||

Çar:kalın kışlık baş örtüsü

Çarkıt:eski kafa beceriksiz

Çemkirme:hep karşılık veren saygısızlık eden

Çıkı:yaşlıların yeleginin içindeki cep para kesesi

Çiten:hayvanların kondugu yer

Çığırtkan:çok sesli gürültücü

Çittirmek:fırlatmak

Çolak:solak elini kullanan veya soba dirsegi

Çanak:kiremit!!Çölmek:çömlek

Çörten:yagmur oluğu

Çögdürmek:küçük tuvaletini yapmak serptirmek

Cırcır olmak:ishal olmak

Çommek:oturur gibi dizleri hafif kırmak

Çakır:renkli gözlü

Çor:hayvanlara verilen kepekli tuzlu su

Çakır kiyif:kafası iyi ,keyifli

Cöğelmek:baş kaldırmak

Camal:cemal

Çipilti:agaç dalları

Çılga:dar patika yol

Cebiç:yaşına girmiş keçi

Çepel:pis

D

DEHLEMEK:izini sürmek takip etmek

Dızır dızır:büyükce,dolgun,şişkin

Deza:teyze

dadak:biskuvi çikolata

deyda anca giden:Yol orda nereye gidersen git

düve:yaşını doldurmuş dişi inek yavrusu

divinmek:kıpırdanmak

DOMUŞMAK:Asık suratlı

Dırlanıp durma:yeter konuşup durma

dölek:düz yer

biraz dölek dur:biraz doğru dur

dürtülesice: Sevimli kimse için söylenir

Dara:teraziyi dengelemek

Dandik:ürünün çakması

Dımdızlak:hiç bir şeyi kalmamak

Dingildiyo:sallanıyo ayarsız

Döğeç:sarmısak ezilen ahşap gereç

Dam:çatı veya ahır

Daldırmak:batırmak veya suya sokmak

Deve gibi:uzun iri görünümlü

Dirliksiz:geçimsiz huysuz

Dengesek:düşüncesiz aylak

Dirgen:çatal şeklinde bugday ayırmaya yarayan tahta gereç

Direcen:egilmiş bir şeyi kalasla desteklemek

Dignelmek:ayakta durmak dikilmek

Dibek:bugday ögütmeye yarayan oyulmuş taş

Depik:tekme

Davar:koyun

Davar arkacı:koyunların yattıgı bölme

Deste:bugday yığını

Diminleyin:biraz önce az önce

Dargın:küs

Dognuz:domuz (g harfini genizden söyleyerek)

Dadandı:alışkanlık yaptı

Dulda:esmeyen yer

Diynek:deynek

Dereşıh:eski yeşildere,eski köy,seyid cemali

Divildiyor:yerinde durmuyor

Dalavere:hile

Düdükcü:zurna çalan

Dangıdı:davul

Dokdur:doktor

dalım ağrıyor:omzum ağrıyor

Daşlık:taşlık kayalık

Davşan:tavşan

Ezeli:eveli önceleri  eskiden

Ekmek balığı:yumurtalı ekmek kızartması

Ekmek ayvası:hafif ekşimsi tatlı ayva

Ebe:babaanne anneanne

Eke:büyük uyanık

Ecik:biraz

elcek:eldiven

Essah:gerçek

Ezrail:azrail

Eringeç:üşenen

Ebemkuşagı:gök kuşağı

esikli:Hanımlar için söylenir

Enik:köpek yavrusu

Entari: kadın elbisesi

Esbab:elbise

Eğriagaç:agaçtan yapılan yuvarlak parmak kalınlığında hamur açmaya yarar

Eşki:ekşi

Erişte:köy yapımı hamur veya makarna

Eskiköy:dereşıh

Fışkın:ağacın köklerinin dagılıp her yerde çıkması

Firik:civcivlikten çıkmış yumurtlaya bilir

Fistan:boydan kadın elbisesi

Fireg:büyük agaç kapı dayagı anahtarı

Fişek:mermi

Fer:güç

Fol:tavuğun yumurtladıgı yere devamlı konan yumurta

Folluk:yumurtalık

Fosforlu:havalı

Far:araç lambası

Friko:gazlı içecekler

Fırtlak:ekşi veya hareketli

Fiy:bugdaygillerden

Fusa:tasalanmak

Fetbaz:fesad

fırtık soyu:küsen alıngan

Gucca:erkek kardeş

Guccaba:kız kardeş

gadak:küçük cam pencere çivisi

garsamba:gereksiz alet edevat

Gabak kafa:saçları sıfır numara veya kel

Gabak:kabak

Goğuk goğuk kaçmak:gizli gizli kaçmak

Gıygaçlamak: aralamak,açmak,kapıyı açmak

Gırcı:dolu yağması

gavil:söz

gamgak:ağac kabugu

gopup geliyor:Koşup geliyor

Gırklık:koyun kırkmaya yarayan makas

Geğam:galiba

Güveyi:damat

Güvelenmiş:kurutulmuş erzagın kurtlanması

Günülemek:kıskanmak

Gubarmak:kafa tutmak

Galgıyıvir:koşuver

Gezzan:toy,genç,yavru yapmamış hayvan düve şişek manasında

Geven:dikenli dağ bitkisi

Gırışagalasıca:donasıca,şaka yollu ölesice anlamı taşır

gırağ çalmış:çig düşmüş

Gıldır gıldır :severek iş tutan

Gıran giresice:hastalık kırsın,hastalık giresice

Gıcır:yeni acer

Gasmet:yalan

Giçi:keçi

Gavut meme:tek memeli keçi koyun inek

Gayış:kemer

Gab gacak:mutfak malzemesi tabak çanak

Gayım:çok sağlam

Gatık:sarmısaklı yogurt

Gurum:baca veya soba borularının zift baglaması

Guvanmak:sevinmek güvenmek

Güdük:kısa

Göşene:derin tencere

Gürk:kuluçkaya yatacak yatan tavuk

Gülü gülü:hindi

Gavülle:ayakkabı

Gunlamış:doğum yapmış

Gömbe:tuzlu bir çörek türü

Gompil:közlemelik patates

Göynek:erkek gömlegi

Gök:mavi

Gotarmak:yemeği servis etmek

Gonak:sığır çobanına para iaşe yiyecek vermek

Gön:deri

Gidişmek:kaşınmak

Gocunmak:üzerine alınmak

Gayırmak:destek vermek

Gıymık:igne ucu gibi sivri küçük tahta parçası

Gübür:suyun üzerindeki çer çöp

Garaltı:gereksiz eşya

Gayma: lira veya sürüklenmek

Gölük: dikkatsiz

Gavurga:ekin kavurması

Gasnak:tepsi altına konulan yuvarlak tahta

Davar gasnagı:koyunların bogazına takılan zilin monteli olduğu ağaç

Doğu koyun:kulağı küçük veya duymayan

Hasde:puding gibi sıvı unlu tatlı

Hodarlı: kendini begenmiş burnundan kıl aldırmaz anlamında

Helke:geniş kulplu süt yoğurt kabı

hozanlar:bakılmayan bos tarla bağ ve bahçe

Hırpadan karșılaștık:yüz yüze burun buruna denk geldik

Hadime:fatma

Hıvkalamak:sarsmak

Hökela:ukela

Hamır:köy usulü yogurtlu makarna

Hacana:kovcu laf taşıyan

Hak:çobanın aylık ücreti ikramlık yiyecek

Hörüklemek:fazlasıyla doldurmak yüklemek fullemek

Hela:tuvalet

Homukmak:baş kaldırmak

Hulu:çalışmayı sevmez

Hamamlık:banyo

Hollukçu:beleşci ,damdan çıkmayan tavuk

Havaslı:hevesli

Hakkat:gerçek

Hırtal:çoban köpeginin boynuna takılan uçları sivri tasma

Hınkırmak:sümkürmek

Heebe:iki gözlü çanta,heğbe

Harar: tiftikten yapılma büyük çuval

He-hey:söğüt dallarından yapılan sepet

Hirg yapmak:tarlayı sürmek

hot:Kuyruk sokumu kemiği

Hayat:evin koridoru

Hayın:hayin,iş görmez

Hangırdıyan: haykıran’bilinmez yer kişi anlamında

Höbek:tarladan çıkan çakılların oluşturdugu tepecikler,Harab:dereşıhta bir yerleşke ismi

Höşmerim:yeşildere mutfağından bir tatlı türü

Isdırgan:ısırgan otu

ılıca:yeşilderenin içme suyunun geldigi bölge

Işıdı:gün ağardı

Iğıl ığıl:bir şeyin akması ipir ipirde kullanılır

Irbık:ibrik

Irakı:rakı

Irak:

uzak

irmiyesice:yetiskin olmadan öl,( beddua)

ibda:önce,eveli

İŞLİK: Pamuklu erkek iç giysisi

İtişiyormuş:Karşılıklı çekişmek,geçinmiyormuş,huysuzluk ediyor,inatlaşmak

İdiriz:idris

İdirizdağı:idris dağı

İlenmek:beddua etmek

İŞŞİK:Kapı eşiği

İSMARİş:Sipariş

İbiğe yapışmak:paçaya yapışmak

İbik:horozun başındakı renkli yer

İbikli yimeni:işleme uçlu yemeni

İbimedi gitti:kendine gelemedi,ağır hareket eden düzelmiyen

İradiyön:radyo

Irza:rıza

İrezle:kapı,gergi

İrezle kapıyı pencereyi:kapı pencereyi kapat

İşşek:eşşek

İşşe angırdağı:yengeç

İşşearısı:eşek arısı

İsiran:bazlama hamurunu dökerken hamuru kesmeye yarayan ucu üçgen şeklinde metal

İşmar:işaret etmek

İmalı:dereşıhta küçük su birinkitileri bulunan bölge

İr ekmeği:sahur zamanı

Küt:yürüyemiyen,kötürüm

Kütelemek:al aşağı etmek gibi

Körsenlemek:ötelemek,dışlamak

Kulak ini begn:kime ait olduğunu belirten hayvandaki işaret

Kıvrak:çevik hızlı hareketli

Kelem:lahana

Kelek:küçük kavun,olmamış

Kiraboğlu:arı pisliği ,macunu

Kartal:idris dağının zirvesinde çıkan kaynak suyunun bulunduğu yer

Küremek:önüne alıp sürüklemek

Kürtün:kar yoğunluğu olan yer

Kird:sıkı sağlam güçlü

Küllük:çöplük soba külünün döküldüğü yer

Küpecik:topraktan yapılma peynir pekmez saklama kabı

Kuzulak:madımak yeşil bir çayır bitkisi

KUZULAMAK:koyunlar için doğurdu anlamında kullanılır

körpe:küçük  yeni dogmuş

Kössün:köstebek

Köslemek:merada hayvanın ayağını bağlamak

Kömüş:manda

Kovcu:laf taşıyan

Kes:yeşil saman

Keh;tepe

Kesik:bozuk süt

Kenef: tuvalet

Kalbur:bulgur eleği

Kevgir:süzgeç

Kişkirtmek:kışkırtmak üzerine salmak

Kırma:melez inek türüne denmektedir (tek kırma ise tüfekdir)

Keseden:kısa yoldan

Leğen:yıkama kabı

Laşgalaşmış:yerinde saglam degil

Löküs:gaz lambası

Lömbürdek:hayvanlara takılan zil

Lakırtı:boş anlamsız söz

MAŞAPA:Bakır su kabı evde șadırvanlarda zencirle bağlı bir nevi su bardağı

MIRIK;cıvık çamur

Mahana:bahane

Mundar:eti yenmez hayvan

Musmul:eti yenen hayvan

Malak:manda yavrusu

Mertek:odun ağaç

Marmalı:degirmen dere imalı arasında bir bölge

Mıh:çivi ,nal çivisi

Motur:traktör

Mayıs:hayvan pisligi

Meerim:meğersem

Mezerlik:mezarlık ‘sarı burun

Mavra:yalan konuşma

NAVRASIZ:Suratsız

Martaval okumak:yalan söz

Mavzer:çifte tüfek

Met oynamak:uzun deynekle küçük agacı havaya kaldırarak uzaga atmak sektirmek

Mazı:meşe misketi

Naddan:ne yaparsın

Navat:ne zaman

Neccesiz:acımasız veya çirkin

Namazla:seccade

Nasse:huysuz

Okkalama:övme

Oklaaç:oklava

Oluk:hayvanların yemlendiği yerveya pınarda suyun biriktiği yer

Oyulgamak: alel ade dikiş dikmek

Ok :ağılların üzerini kapamada kullanılan ağaç

Örüm:dagda yatası hayvan otlatmaya çıkmak

Ören:yıkıklar,yıkılmış ev yayla

Ötürek:ishal

Ödüm patladı:çok korktum

Ötegit:yana git

Öte taraf:ahiret

Öllügün körü: kızgınlık ifadesi ne bunaltıyon manasında

Öndere: öküze yön vermeye yarayan uzun çubuk

Öğzüz:öksüz

Özengi: hayvana binmek için basılan demir

Örselemek:terslemek

Öğülcemek:istiğfar edecek gibi olmak

Örenkuşu:baykuş

Ölü helvası:un helvası

Öğütlemek:tembihlemek

Pinir:peynir

pörtlek gözlü:koca gözlü iri gözlü

PÖRSÜMÜŞ;Kendinden geçmiş eskimiş gevşemiș sarkmış

PILI PIRTI:çal çaput eski püskü

Patlak:şişman manasında

parpıladım;agzının payını verdim ,Sıkıştırdım tersledim

Pimpirikli:her şeyden nem kapan

Pirelenmek:kuşkulanmak

PALAZIMAK;Acele etmek veya tavuk gibi çırpınmak

pontul:pantolon

Papik:sevimli

Pevraz:ahşap pencere kapı kenarı kasası

Patik:kalın el işi yünlü çorap

Pala:kalın bez parçası

Palaska:bir çeşit kemer

Paspal:kirli

Pısırık:sessiz

Romuk:römork

Sıddırmak:irin dolan bir yarayı patlatmak gibi

soku:gizli bölme köșe

sil yürüdü:sel aldı

Samarık:safca,soğuk veya tatsız yiyecek

Sayimi diyon:gerçek mi diyorsun

Siyriyo:gözüm seyredi anlamında

Siyis:sürüye önderlik eden iri keçi

Siydirmek:küçük tuvaletini yapmak

Sinmek:bir yere köşeye gizlenmek

Savanın gıranı:argo küfür yerine kullanılır

Soğukkuyu:kara lastik ayakkabI

tebelleş:başına bela olmak

Takavide:emekli

Tevellüd:doğun yılı,yaş

Tırkaz:uçurum

TAHRA  agaç odun geven kıymak için kullanılan demir bıçak

TAKKA  şapka

TINGIR  yıkama leğeni

TIRPAN tarla bicmek için kullanılan bıçak

TOKAÇ  saz şeklinde çamaşır yıkamaya yarayan  tahta

TOKLU  kuzuluktan çıkmış yaşına girmiş

TOSBA  KAPLUMBAĞA

Tumman:bayan giyisisi

Töremiyesice:üremiyesice

Töhmürüp duruyo:öksürüp duruyo

Tırkaz:uçurum

Tözüp gitti:koşup gitti kaçtı

Tahtalıköy:öbür dünya’tahtalı köye muhtar oldu gibi

Tekne:ekmek saklamak için kullanılan derin kayığa benzer ahşap

Tıskırmak:hapşurmak

Talamak:ateşi harlatmak veya böcek ısırığı

Tandır çöreği:baklava dilimi görünumlü çörek

Tapan:kesek ezmeye yarayan düz tahta

Tokuşmak:kafa kafaya girmek çarpışmak

Tabla:hamur açmak için KULLANILIR

Yarma : Kırılmış buğday.

Yığın yığın:dolu,bol,sık

Yuvak: toprak çatılı ev veya ağılların üstünü düzlemek için kullanılan silindir şeklinde beyaz taş

 Zini:sini

Zufra:sofra

Zahan : Tabak.

Zahra:hayvan yemi

Zule:pınarda su akan. Demir boru

Zikke:hayvan baglamak için kullanılan demir

TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü: L Harfi

lüfçük – küçük iyilik
“Komşu lüfçük verdi bize.”

lapa – sulu yemek, çorba
“Annem bize sabah lapa yaptı.”

lazım – gerekli
“Tarla sürmek için at lazımdı.”

leblebi – kavrulmuş nohut
“Çocuklar sobanın yanında leblebi yedi.”

leğen – geniş, alçak kap
“Elma yıkamak için leğen aldım.”

lerik – küçük yaprak
“Dere kenarındaki ağaçta lerik var.”

leş – ölü hayvan
“Köyün yolu leş doluydu.”

liğ – çamurlu, yapışkan zemin
“Yağmurdan sonra yol liğ oldu.”

lokma – küçük parça yiyecek
“Ekmekten bir lokma aldım.”

lombak – eski tip kova veya çuval
“Buğdayı lombakla taşıdık.”

lupa – büyüteç, gözlük yerine kullanılan büyütücü
“Kitaptaki yazıyı lupa ile okuduk.”

lüpür – gevşek, sarkık
“Eldiven lüpür olmuş, hemen diktik.”

lüpçük – küçük, cılız
“Oğlan lüpçük görünüyor ama güçlü.”

luş – eski, bozulmuş eşya
“Luştan bir masa bulduk ahırda.”

lüle – küçük silindir veya boru
“Kömür ocağına lüle koydular.”

lüsk – süs, gösteriş
“Düğünde ev lüsk ile donatılmıştı.”

lütuf – iyilik, yardım
“Komşu lütuf gösterip yemek verdi.”

lüfer – balık türü
“Akşam yemeği için lüfer tuttuk.”

luka – köy evi arkasındaki küçük depo
“Patatesi lukaya koyduk.”

lumba – balık
“Lumba pişirdik akşam yemeğine.”

lumbaç – küçük balık
“Çocuklar lumbaçları topladı dere kenarında.”

lüksün – fazla, gereksiz
“Bahçede lüksün taş var, temizleyelim.”

lüt – küçük yardımlaşma
“Komşu bize lüt etti, biraz un verdi.”

lüfter – havalandırma aracı, küçük pencere
“Kilerde lüfter açtık.”

lır – küçük ses, hafif titreşim
“Kapı lır diye açıldı.”

lırk – hafifçe sallanmak
“Salıncak lırk lırk oynadı çocuklarla.”

lın – küçük damla, su damlası
“Çatıdan lın lın su damlıyordu.”

lıp – küçük çamur
“Yol lıp içinde kaldı.”

lıpır – hafif yağmur
“Sabah lıpır yağmur yağıyordu.”

lırıl – küçük çıtırtı, cızırtı
“Ağaçtan lırıl lırıl ses geldi.”

lomb – ağır yük
“Adam lomb taş taşıdı ahırdan.”

loma – eğri, bükük
“Loma sopa ile bahçe düzeltildi.”

lont – uzun ve ince dal
“Lont topladık soba yakmak için.”

lur – çamurlu su, bataklık
“Hayvanlar lurda oynuyor.”

lurçuk – küçük çamur parçası
“Ayakkabı lurçuk içinde kaldı.”

lumbağa – küçük kaplumbağa
“Dere kenarında lumbağa gördük.”

lup – eski kap, eski eşya
“Lupla su taşındı.”

lük – delik, yarık
“Duvarın lüğü kapatıldı.”

lüp – küçük parça
“Ekmekten lüp kopardı çocuk.”

lüpmek – yavaş yavaş kopmak
“Dal lüp lüp kırıldı.”

lüpük – cılız, zayıf kişi
“O çocuk biraz lüpük ama çevik.”

lütür – iyilik, merhamet
“Yaşlı adam lütür gösterdi.”

lumbaş – ağır, hantal kişi veya nesne
“Hayvan lombaş yürüdü.”

lüferlik – balık avlama işi
“Lüferlik için ağlar denize atıldı.”

lütfe – küçük iyilik
“Komşu bize lütfe yaptı.”

lomba – yük, ağır iş
“Lomba taşları bahçeye taşıdık.”

lırılmak – küçük ses çıkarmak
“Rüzgar lırıl lırıl ağaçları salladı.”

lupçuk – eski küçük kap
“Lupçuk içinde su sakladık.”

lombaklık – yük taşımak için yer
“Ahırda lombaklık var.”

lüpçük – küçük, cılız eşya
“Lüpçük sepeti aldım.”

lırmak – yavaşça akmak
“Dere lır lır akıyordu.”

lıpırdatmak – hafifçe sallamak
“Çocuk salıncağı lıpırdattı.”

lombak – tahıl taşıma kabı
“Buğdayı lombakla getirdik.”

lomboz – eski tip pencere camı
“Ahırın lombozu kırılmış.”

lambalık – lambaya ait
“Lambalık duvar köşesinde duruyor.”

langa – uzun çubuk
“Ateşi yakmak için langa kullandık.”

lazımgelir – ihtiyaç duyulan
“Bu alet lazımgelir bir şeydir.”

lapaç – sulu, yumuşak yemek
“Akşam lapaç yedik.”

lapaş – ezilmiş yiyecek
“Patates lapaş olmuş.”

lazıklık – zorunluluk
“Lazıklık olmasa gelmezdi.”

liç – küçük taş
“Yolu liç döktük.”

lombaş – ağır taş
“Bahçe lombaş taşlarla kaplı.”

lumbur – eski el aleti
“Lumbur işimize yaradı.”

lumbaçlık – balıkçılık türü
“Lumbaçlık için ağlar denize atıldı.”

lüfercik – küçük lüfer balığı
“Lüfercikleri çocuklar tuttu.”

lüper – şapka, başlık
“Baba lüper taktı tarlaya giderken.”

löp – büyük parça, kütle
“Tahtadan büyük löp aldık.”

löpür – gevşek, sallantılı
“Kapının menteşesi löpür olmuş.”

löpçük – küçük parça, cılız nesne
“Löpçük dalı kırdık.”

lülek – tütün içilen boru
“Dedem lülek ile tütün içti.”

lombakçı – tahıl taşıyan kişi
“Lombakçı sabah erkenden yola çıktı.”

lumbaşık – ağır, hantal
“Eski lamba çok lumbaşık.”

lüpçükleme – küçük, cılız nesneleri toplama
“Çocuklar lüpçüklemeyi seviyor.”

lüferimsi – lüfer gibi küçük balık
“Lüferimsi balıklar dereye dolmuş.”

lüfet – iyilik, yardım
“Komşudan lüfet gördük.”

lazıklamak – zorlamak
“Çocuk ödevini yapmaya lazıkladı.”

lırılcı – cızırtı yapan
“Kapı lırılcı ses çıkarıyor.”

lırılama – cızırtı sesi
“Gece lırılama sesi duyuldu.”

lüfelek – küçük süs, dekor
“Ev lüfelek ile süslenmiş.”

lombaşmak – ağır hareket etmek
“Ahırdaki inek lombaşarak yürüdü.”

lumpur – çamur, bataklık
“Yol lumpur içinde kaldı.”

lombaklamak – yük taşımak
“Tahılı lombakladık ahırdan.”

lombakçı – tahıl taşıyan kişi
“Lombakçı köy yolunda.”

lüperlik – şapka kullanma durumu
“Köyde lüperlik modası vardı.”

lüperleşmek – şapka takmak
“Adam tarlaya lüperleşerek çıktı.”

lüg – eski, küçük kap
“Lüg içinde su sakladık.”

lüglük – lüg ile ilgili
“Lüglük taşınması zor oldu.”

lüferleme – balık tutma işi
“Lüferleme işi sabah erken başlar.”

lüferci – balıkçı
“Lüferci denize açıldı.”

lumbalık – küçük depo
“Lumbalık eşyalarla doluydu.”

lumbaşlamak – ağır hareket etmek
“İnek lumbaşladı ahırda.”

lüpercik – küçük şapka
“Çocuğun lüpercik şapkası vardı.”

lüpçükleme – küçük toplama
“Lüpçüklemeyi bitirdik bahçede.”

lüferleme – balık avı
“Lüferleme sabah yapılır.”

lombaklı – lombak taşıyan
“Lombaklı adam sabah yola çıktı.”

lombakçık – küçük lombak
“Lombakçık ile un taşındı.”

lüperleş – şapka tak
“Tarlaya lüperleş git.”

lombakçılık – tahıl taşıma işi
“Lombakçılık köyde yaygındır.”

lüfercikçilik – küçük balık avlama işi
“Lüfercikçilik sabah olur.”

lügçük – küçük kap
“Lügçük içinde su vardı.”

Yazıyı Değerlendirin

Değerlendirmeler (0)

Değerlendirme yok

ilgili yazılar

TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü: E Harfi

TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü: E Harfi TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü:...

TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü: F Harfi

TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü: F Harfi TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü:...

Gaziantep Şivesi: Yerel Ağızlar Sözlüğü

Antep Ağzı - Gaziantep ÜNLÜ DİLBİLİMCİ GAZİANTEP'Lİ ÖMER ASIM AKSOY'A...

Isparta Şivesi Yerel Ağızlar Sözlüğü

Isparta Şivesi Ağızlar Sözlüğü A Aşene – Aşhane, mutfak Ananat – Büyük...

Burdur Şivesi Yerel Ağızlar Sözlüğü

Burdur Şivesi Sözlüğü (A–Z) A Abam – Ablam Aboo – Aman ya!...

Nevehir Şivesi Yerel Ağızlar Sözlüğü

A abari – hayret belirtisi abıhat, apıhat – avukat Abla – apla ağna...

Bolu Şivesi Ağızlar Sözlüğü

BOLU ŞİVESİ KELİMELERİ (A–Z) A Acık: Azıcık Afır: Hayvan yemi konulan uzun,...

Ardahan Şivesi Yerel Ağızlar Sözlüğü

Ardahan Ağzı A ABURSUZ: Rezil AĞBUN: Gübre AĞZINI GÖZÜNÜ TUZ GİBİ YALAMAK: Çok...

TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü: H Harfi

TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü: H Harfi hırslı – çok isteyen,...

Uşak Şivesi Yerel Ağızlar Sözlüğü

Uşak Şivesi Aba : Abla Acıg : Birazcık Alaf : Ateş Angıt :...

TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü: D Harfi

TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü: D Harfi TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü:...

Tokat Şivesi Yerel Ağızlar Sözlüğü

Tokat Ağzında Söylenen Kelimeler - Tokat şivesi Ağartu - Ayran Ağleş...

İlginizi Çekebilir