Burdur Şivesi Yerel Ağızlar Sözlüğü

TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü
TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü Alfabetik Sırayla

Burdur Şivesi Sözlüğü (A–Z)

A

  • Abam – Ablam
  • Aboo – Aman ya! Yine mi?
  • Açar / Ahaa / Engücü – Nasıl olsa
  • Ahar – Ahır
  • Akıbat – Avukat
  • Akıtmak – İşemek
  • Alma – Elma
  • Angule – Salatalık (Bağsaray)
  • Ataş – Ateş
  • Ay abam – Ablacım

B

  • Babış – Terlik
  • Bacı / Baça – Bahçe
  • Badılcan / Badılcan – Patlıcan
  • Bak bi – Dikkat çekmek için kullanılan kalıp
  • Baza / Bazer – Pazar
  • Bazlama – Hamurlu ekmek
  • Beertmiş – Ezik
  • Bek – Pek
  • Beket – Kapat
  • Bene – Bana
  • Bil(l)a / Bılla / Bulla – Abla
  • Billur / Tas / Kupa / Gupa – Bardak
  • Bizim oğlan – Erkek kardeş
  • Bizim gız – Kız kardeş
  • Bıcımıcık / Cımıcık – Azıcık
  • Bilmeyom – Bilmiyorum
  • Boduç – Su testisi
  • Bostan – Salatalık
  • Böngüldeme – Pınardan suyun çıkması

C / Ç

  • Camız – Manda
  • Candırma – Jandarma
  • Cavır – Yabancı
  • Cavış – Huni
  • Cibi – Civciv
  • Cığ – Kargı
  • Cımık – Az
  • Cırık – Ardıç kuşu
  • Cuğara / Ciara – Sigara
  • Çapıt – Bez parçası
  • Çatlak – Kötü kadın
  • Çavış – Huni
  • Çeleba – Kayınbirader
  • Çığ – Kargı
  • Çimmek – Yıkanmak, suya girmek
  • Çikin – Çirkin

D

  • Daş yağı – Gaz yağı
  • Dambeç / Dambeş – Toprak dam, çatı
  • Dasta / Dastar – Baş örtüsü
  • Davıl – Davul
  • Deez / Deze – Teyze
  • Den gali – Çabuk olun
  • Dela – Kanka
  • Dıngılı / Dıngırdayıp durma – Zayıf, fazla konuşma
  • Dığan – Tava
  • Dikenli Porsuk – Kirpi
  • Dorum – Bir yaşına basmış deve yavrusu
  • Döngel – Muşmula
  • Döndürgeç – Sac üzerinde yufka çevirmeye yarayan alet
  • Dulluk – Köy meydanı oturağı

E

  • Ee gali – Olacak o kadar
  • Ebeh / İniiii – Hoşnutsuzluk ünlemi
  • Elduran – Bitki (Toroslarda)
  • Eleyim / Eylenmek – Dinlenmek
  • Eleyin / Eyy – Efendim
  • Engi / Hunu – Şu
  • Engirde – Orada
  • Engini ve! – Onu ver
  • Engini netcez? – Onu ne yapacağız?
  • Esi – Yanıp sönmüş odun
  • Eslenmek / Ünlemek – Seslenmek, çağırmak

F

  • Fasille – Fasulye
  • Fatmana guşağı – Gökkuşağı
  • Fişne – Vişne

G

  • Gabak – Kel / Kabak
  • Gaga – Abi
  • Galan – Artık
  • Gamış – Kamış
  • Gamyon – Kamyon
  • Garlık – Sürahi
  • Garlık – Keçi boynuzu
  • Gaste – Gazete
  • Gavın – Kavun
  • Gezenlemek – Gezmek
  • Gezem – Bir yaşından büyük dişi keçi
  • Gidibala – Gidiyorlar
  • Giga – Büyük erkek kardeş
  • Gilik – Meyve çekirdeği
  • Go – Katmak
  • Godik / Goduk – Küçük eşek yavrusu
  • Göreklemek – Kilitlemek
  • Goşu – Komşu
  • Gulu gulu – Hindi

H

  • Hade / Hadi gali – Hadi
  • Halaylık – Başörtüsü arkadan bağlanmış biçim
  • Halveönü – Avlu
  • Hankı – Hangi
  • Harnut – Keçi boynuzu
  • Haşgeş – Haşhaş
  • Havıç / Keşir – Havuç
  • Hindi / Culluk / Bibi – Hindi
  • Horda / Engirde – Şurada

I / İ

  • Iscak – Sıcak
  • Iscıran / Isgıran – Hamur kazıyıcı alet
  • Ingastan – Şakadan
  • İlimon / Eşiliman – Limon
  • İliştir – Süzgeç
  • İni – Kayınbirader
  • İniiii – Hoşnutsuzluk
  • İni – Çocuk odası
  • İpek / İspirte – Kibrit
  • İnek biciği – Havuç
  • İsdemeyon – İstemiyorum

K

  • Kaktır – İttir
  • Kaynata – Kayınpeder
  • Kaşşık – Kaşık
  • Kavurga – Patlamış mısır
  • Keziban – Kezban
  • Kırkmak – Kesmek
  • Kötürge – Oturak
  • Kupa / Tas / Billur – Bardak

M

  • Maket – Divan, kanepe
  • Madinoz – Maydanoz
  • Malır – Marul
  • Maiş – Maaş
  • Merdiman – Merdiven
  • Mesmursuz – Lüzumsuz
  • Mıstık / Mıstıfali – Mustafa
  • Mıtlak – Mutfak

N

  • Naha – Nasıl
  • Narasın? – Ne arar?
  • Nediban / Nediyon – Ne yapıyorsun?
  • Neettin? – Ne yaptın?
  • Nire ettin? – Nereye gittin?

O

  • Oreye vacenizmi? – Oraya gidecek misiniz?
  • Oynaşmak – Oyun oynamak

P

  • Pambık – Pamuk
  • Pevlika – Fabrika
  • Portukal – Portakal
  • Peşgir – Havlu
  • Patike – Patates

R

  • Rmazan / Irmazan – Ramazan

S

  • Sarı gafalı garı – Sarı saçlı kadın
  • Sarımsak – Sarımsak
  • Sene – Sana
  • Seren – Raf
  • Sındı – Makas
  • Somye – Sedir
  • Susa – Asfalt yol
  • Şavk – Işık
  • Şevteli – Şeftali
  • Şeher – Şehir

T

  • Tanı – Dikkat et
  • Tala – Tarla
  • Tas – Bardak
  • Tavık – Tavuk
  • Töngümek / Tüngümek – Zıplamak
  • Tomofil – Otomobil

U

  • Uğreşmek – Uğraşmak
  • Ükesle / Ükele – Ukala
  • Ürfet (Rıfat)
  • Üymek – Uyumak
  • Ünlemek – Çağırmak

V

  • Va – Var
  • Velesbit – Bisiklet

Y

  • Yaşşale – Helal olsun
  • Yığmurta / Yımırta – Yumurta
  • Yüğmek / Yünmek – Yıkanmak
  • Yuzdumara – Tuvalet

Z

  • Zahiden – Sahiden
  • Zoba – Soba

TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü: N Harfi

numaralanmak – sıra ile işaretlenmek
“Tarladaki taşlar numaralanmıştı.”

nasır – el veya ayak derisinde kalınlaşma
“Çiftçinin parmağında nasır vardı.”

nasırlı – nasır olan
“Nasırlı eller emeğin göstergesidir.”

naz – cilve, isteklilik
“Naz yaparak süt verdi inek.”

nazlanmak – cilve yapmak, kapris yapmak
“İnek sabah süt vermek için nazlandı.”

nazlı – isteğini kolay vermeyen
“Nazlı oğlak sütten geç çıktı.”

nazarlık – kötü gözlerden korunma eşyası
“Evde nazarlık asılıydı.”

ninni – çocukları uyutan şarkı
“Anne ninni söyledi, çocuk uyudu.”

nebat – bitki, ot
“Köyün tarlasında nebat boldu.”

nem – rutubet
“Ahırda nem vardı, hayvanlar üşüyordu.”

nemli – rutubetli
“Toprak nemliydi, ekim için uygundu.”

nökür – nankör
“Nökür kişi yapılan iyiliği unutmaz mı?”

nasip – kısmet, kader
“Bu yılın bereketi nasip oldu.”

namus – onur, şeref
“Köylü için namus çok önemlidir.”

namuslu – onurlu, şerefli
“Adam namuslu bir şekilde iş yaptı.”

namzet – aday, seçilecek kişi
“Muhtar namzet gösterildi köyde.”

nazik – kibar, ince davranışlı
“Nazik köylü selam verdi misafire.”

nazikçe – kibar bir şekilde
“Çocuk nazikçe kapıyı açtı.”

nizam – düzen, tertip
“Ahırda nizam vardı.”

nizamlı – düzenli
“Tarlalar nizamlı ekilmişti.”

nitelik – özellik, vasıf
“Mısırın nitelikleri iyiydi.”

nitelikli – vasıflı, kaliteli
“Nitelikli tohum aldık.”

nüfus – insan sayısı
“Köyün nüfusu azalmış.”

nüfuz – söz geçirme, etki
“Muhtarın köyde nüfuzu vardı.”

nükte – ince espri, latife
“Dede nükte yaptı, herkes güldü.”

nurlu – ışıklı, parlak
“Sabah güneş nurlu doğmuştu.”

nur – ışık
“Ev odası nur doluydu sabah.”

nüzul – yağmurun yağması, inmesi
“Gece nüzul başladı tarlaya.”

namdar – ünlü, tanınmış
“Bu köy namdar çiftçileriyle bilinir.”

namert – korkak, yiğitsiz
“Namert kişiler köyde azdı.”

nazlıman – isteğini zorla vermeyen
“Nazlıman inek süt vermedi.”

nadas – tarlayı boş bırakıp dinlendirme
“Tarlayı nadasa bıraktık bu yıl.”

nallamak – at veya eşeğin ayağını nal ile donatmak
“Ahırdaki atı nalladık.”

nallık – nal koyma işi
“Nallık sabah erkenden yapıldı.”

nara – bağırma, seslenme
“Çocuk nara attı bahçede.”

naralama – bağırma eylemi
“Köylüler naralama yaptı tarlada.”

naneli – nane ile ilgili
“Tarlada naneli bitki yetişiyor.”

nenes – büyük anne
“Nenes pazara gitmişti sabah.”

nispet – oran, karşılaştırma
“Buğdayın nispeti iyiymiş.”

nispeten – oranla
“Bugün nispeten serin.”

nihai – son, kesin
“Kararın nihai olacağı bildirildi.”

nihayet – sonunda
“Nihayet tarlaya vardık.”

nirengi – yön belirleme noktası
“Köy yollarında nirengi işareti vardı.”

niyet – amaç, düşünce
“İyi niyetle geldik.”

narin – ince, narin
“Kız çok narindi, köyün güzelliği gibi.”

nazlılık – cilve yapma hali
“İnek süt vermekte nazlılık gösterdi.”

nişasta – patatesten elde edilen madde
“Patatesin nişastasını aldık.”

nirengi noktası – yön belirleme işareti
“Nirengi noktası köyün tepesindeydi.”

nüzul etmek – yağmur yağmak
“Gece nüzul etti tarlaya.”

nurlandırmak – ışık vermek
“Güneş köyü nurlandırdı.”

nurlanmak – ışık almak
“Ev nurlanmıştı sabah.”

namkâr – yiğit, cesur
“Namkâr köylüler tarlaya gitti.”

namusperver – onurlu ve namuslu
“Köylüler namusperver kişilerdi.”

nakış – el işi süs
“Kadın gömleğe nakış işledi.”

nakkaş – süsleyen kişi
“Ev duvarını nakkaş boyadı.”

nakletmek – aktarmak
“Haberleri köye naklettik.”

nükteci – espri yapan
“Nükteci dedem çok güldürdü.”

nükteli – esprili
“Dedem nükteliydi.”

nicel – sayısal, miktar
“Ürünlerin niceliği iyiydi.”

nicelik – miktar
“Nicelik olarak bu yıl bol ürün var.”

nimet – bolluk, bereket
“Bahçede nimet çoktu.”

nimetli – bereketli
“Nimetli yıl olmuştu bu sene.”

nitelikçe – özellik bakımından
“Tohum nitelikçe iyiydi.”

nisyan – unutkanlık
“Yaşlı adam nisyan etmişti.”

nöbetleşmek – sırayla beklemek
“Köylüler nöbetleşti tarlada.”

nöbetçilik – bekleme işi
“Nöbetçilik köyde zorunluydu.”

noktacı – işaretleyen kişi
“Tarlada noktacı çalışıyordu.”

noksan – eksik, tamamlanmamış
“Tarladaki ürünlerde biraz noksan vardı.”

numaralama – numara verme
“Taşları numaraladık tarlada.”

nurdan – ışık saçan
“Nurdan sabah geldi evimize.”

nefer – asker, köylü genç
“Nefer köyün güvenliği için nöbete durdu.”

nefis – güzel, lezzetli
“Yemek çok nefisti.”

niyaz – dua
“Yağmur için niyaz edildi.”

nizamname – köy kuralları
“Köyün nizamnamesi vardı.”

niteliksiz – kalitesiz
“Niteliksiz tohum ekmek zararlı.”

narenciye – portakal, limon
“Narenciye bahçesi güzel kokuyordu.”

nazarboncuğu – kötü gözlerden koruyan boncuk
“Evde nazarboncuğu asılıydı.”

narh – fiyat
“Tarlada sebzelerin narhı belli.”

nişan almak – evlilik hazırlığı yapmak
“Kızını nişan aldılar köyde.”

narinlenmek – incelmek, narinleşmek
“Kız narinlenmişti bayram günü.”

nispet etmek – karşılaştırmak
“Ürünleri nispet ettik birbiriyle.”

narlık – narla ilgili yer
“Bahçede narlık vardı.”

nurlu göz – parlak bakış
“Yaşlı adam nurlu gözle baktı.”

naz eylemek – cilve yapmak
“Kız naz eyledi dedesine.”

nizamla – düzenle
“Ahırı nizamla sabahleyin.”

nakarat – tekrar edilen söz
“Halk türküsünde nakarat vardı.”

nirengi noktası – yön işareti
“Dağda nirengi noktası konmuştu.”

narinlik – incelik, zerafet
“Kızın narinliği dikkat çekiyordu.”

nitelik göstermek – vasfını ortaya koymak
“Buğday nitelik gösteriyordu.”

narin bir şekilde – ince ve kibar
“Çocuk narin bir şekilde konuştu.”

nizamı bozmak – düzeni bozmak
“Köylüler nizamı bozmadı tarlada.”

nüzul vakti – yağış zamanı
“Nüzul vakti geldi, toprağı suladı.”

namlı – ün sahibi
“Bu köy namlı çiftçiler yetiştirir.”

narinleşmek – incelmek, zarifleşmek
“Kız narinleşmişti bayram günü.”

noksansız – eksiksiz, tam
“Mahsul noksansızdı bu sene.”

naz eylemek – cilve yapmak
“İnek naz eyledi süt verirken.”

nisyan etmek – unutmak
“Yaşlı adam nisyan etmişti.”

nurlu sabah – parlak, aydınlık sabah
“Nurlu sabah geldi köye.”

nöbet tutmak – sırayla beklemek
“Gençler nöbet tuttu gece boyunca.”

niteliksel – kalite açısından
“Bu tohum niteliksel olarak iyi.”

Yazıyı Değerlendirin

Değerlendirmeler (0)

Değerlendirme yok

ilgili yazılar

Kayseri Şivesi: Yerel Ağızlar Sözlüğü

Kayseri şivesi: Yerel Ağızlar Sözlüğü

Tokat Şivesi Yerel Ağızlar Sözlüğü

Tokat Ağzında Söylenen Kelimeler - Tokat şivesi Ağartu - Ayran Ağleş...

Gaziantep Şivesi: Yerel Ağızlar Sözlüğü

Antep Ağzı - Gaziantep ÜNLÜ DİLBİLİMCİ GAZİANTEP'Lİ ÖMER ASIM AKSOY'A...

Ardahan Şivesi Yerel Ağızlar Sözlüğü

Ardahan Ağzı A ABURSUZ: Rezil AĞBUN: Gübre AĞZINI GÖZÜNÜ TUZ GİBİ YALAMAK: Çok...

Sivas Şivesi Yerel Ağızlar Sözlüğü

Sivas Şivesi Yerel Ağızlar Sözlüğü Aba: 1. Abla, büyük kız kardeş;...

TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü: H Harfi

TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü: H Harfi hırslı – çok isteyen,...

TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü: A Harfi

TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü: A Harfi TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü:...

TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü: B Harfi

TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü: B Harfi TDK Yerel Ağızlar...

TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü: E Harfi

TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü: E Harfi TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü:...

TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü: G Harfi

TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü: G Harfi gıcırdatılmışlık – gıcırtı durumu“O...

Nevehir Şivesi Yerel Ağızlar Sözlüğü

A abari – hayret belirtisi abıhat, apıhat – avukat Abla – apla ağna...

Isparta Şivesi Yerel Ağızlar Sözlüğü

Isparta Şivesi Ağızlar Sözlüğü A Aşene – Aşhane, mutfak Ananat – Büyük...

TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü: F Harfi

TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü: F Harfi TDK Yerel Ağızlar Sözlüğü:...

İlginizi Çekebilir