Göktürkçe Dersleri, Göktürkçe Okuma Yazma Çalışmaları 1

0

Göktürkçe Dersleri, Göktürkçe Okuma Yazma Çalışmaları

Göktürkçe Türk Nasıl Yazılır?

Üyelerimizin en çok sorduğu sözcükleri yazıp paylaşalım dedik.

Göktürkçe Türk şöyle yazılır:

TDH OLARAK, GÖKTÜRKÇE YAZABİLMENİZ İÇİN KURALLARI VE DAMGALARI AŞAĞIDA ANLATTIK. YARARLI OLMASI DİLEĞİYLE

 

 


ORHUN-GÖKTÜRK ABECESİ

GÖKTÜRK YAZISININ KURALLARI

  1. Sağdan sola doğru yazıldığını/okunduğunu unutmayın.
  2. A/E damgalarının tekrarlarının yazılmadığını unutmayın. (En son ses değilse)
  3. Göktürkçede her sessiz damganın kalın ve incesi farklı yazılır ve kalın/ince olmasını önündeki sesli harfin kalın/ince olması belirler.
  4. Yorum yaparak nasıl okuduğunuzu, varsa sıkıntı yaşadığınız noktaları sorun.

Bu yazı, Türkçe yazılması için oluşturulmuştur. Bu nedenle yabancı sözcüklerin tümüyle doğru yazılması güçtür. Ünlü uyumuna dayanır. Orhun yazısı sağdan sola doğru yazılmaktadır. Orhun yazısında büyük-küçük damga ayırımı yoktur ve toplam 39 damgadan oluşur. 39 damgaya ek olarak, sözcükleri birbirinden ayırmak için “:” imi kullanılır. Bu im satırların ilk sözcüklerinin önünde kullanılmazken, satırların son sözcüklerinin sonunda kullanılır. Damgaların beşi ünlü, sekizi bileşik ve 26’sı ünsüzdür (ñ bileşik ünlüden sayılmamalıdır.)

Yazının geleneksel kuralları şöyledir: Orhun yazısında bugün kullandığımız C, F, Ğ, H, J ve V damgaları yoktur. Bu sesler dilimizde ses dönüşümleri ile ikincil olarak oluşmuştur. Bu seslerin yerine, ses dönüşümleri ile hangi sesten geldiler ise onlar kullanılır. Bu durumda; C yerine Ç, H yerine K, Ğ yerine G, V yerine B, F yerine ise duruma göre P veya B (çoğunlukla P) kullanılır. J ise günümüzde de yoktur.

Seslem (hece) içindeki ünlü kalın ise (a, ı, o, u) kalın ünlülerle kullanılan ünsüzler, ince ise (e, i, ö, ü) ince ünlülerle kullanılan ünsüzler yazılır. Seslem ünlü uyumuna uymuyorsa, seslemlere ayrılarak her seslem kendi içinde değerlendirilir. Aynı sesin (a-e, ı-i) kalın ve ince ünlüsü genelde aynı damga ile gösterilir. Bir ünlünün nasıl okunacağı, içinde bulunduğu seslemdeki ünsüzlerin seçimine göre değişir. Bir seslem (hece) içinde kalın ünlülerle kullanılan ünsüzler kullanılmışsa kalın, ince ünsüzler kullanılmışsa ince okunur. Ç, Z, Ñ, M, Ş, P ünsüzleri için kalın ve ince ayrımı yoktur. Tüm ünlülerle aynı kullanılır.

Ünsüzler tek başlarına okunuşları ile anılır. Örneğin; “er” damgası tek başına “er”, “ant” ve “alt” damgaları ise tek başlarına ant ve alt sözcüklerini verir. Sözcük başlarında yanlarında ünlü olmadan yazılırlarsa, okunuşları ile söylenirler. Örneğin; aç ve ık damgaları yan yana yazıldığında “açık” diye okunur.
A ve E sesleri Türkçede çok kullanıldığı ve eskiden taşa yazmak zor ve yer kısıtlı olduğu için A-E damgası gerekmedikçe yazılmaz. A-E damgasının yazılması için ünlünün uzun ünlü olması gerekir veya diğer ünlü yazma kurallarından birinin gerçekleşmesi gerekir. Örneğin; KAĞAN yazarken, NGK yazılır. Şöyle: Kalın N + Kalın G + Kalın K. Ünsüzler kalın yazıldığından arada A sesi olduğu anlaşılır. Örneğin; zehir anlamında AĞU sözcüğü yazılırken, A uzun ünlüdür. Bu yüzden yazılır. Yine, ADAŞ yazarken ilk A sesi uzun olduğundan yazılır ancak ikincisi yazılmaz (Ş + Kalın D + A). Eğer son ses ünlü ise kesinlikle yazılır. Örneğin; KARA yazarken ARK (A + Kalın R + Kalın K) biçiminde yazılır. Eğer RK biçiminde yazılsaydı, KAR diye okunurdu. Sondaki ünlü yanlış okumayı önler.

Bir sözcük yazılırken, sözcük içindeki ünlü değişmiyorsa, ilki yazılır. Diğerleri yazılmaz. Ünlü değişmediği sürece yalnızca biri yazılır. Örneğin; TİGİN yazarken, NGİT yazılır. İkinci İ damgasına gerek yoktur. Şöyle: İnce N + İnce G + İ + İnce T. Örneğin; BODUN sözcüğü, NDOB (Kalın N + Kalın D + O + Kalın B) biçiminde yazılır. Çünkü O ve U aynı biçimde yazılmaktadır. İlk seslem dışında O sesi Türkçede bulunamayacağından, ikincisi U olarak okunur. Eğer ünlü değişiyorsa, o zaman yazılır. Örneğin; KATUN yazarken, NUTK (Kalın N + U + Kalın T + Kalın K) biçiminde yazılır.

Bileşik damgalı sesler şunlardır: NÇ, LT-LD, NY, NT-ND, İÇ, OK-KO-UK-KU, ÖK-KÖ-ÜK-KÜ, IK-KI-İK-Kİ. Bu sesler görüldüğü yerde bu seslere ilişkin damgalar kullanılır. Bu damgaların kullanılması, diğer kuralları etkilemez. Örneğin; YANIK yazarken, IK + Kalın N + Kalın Y kullanılır. YANAK yazarken, Kalın K + Kalın N + Kalın Y kullanılır. ÇÖREK yazarken ise, İnce K + İnce R + Ö + Ç kullanılır. Burada Ö ve Ü için kullanılan damgalar aynı olduğundan ayrımı yapan bileşik damga kullanılıp kullanılmamasıdır. OK ve ÖK damgaları zaten ünlü sesini verdiğinden ünlü değiştiği halde belirtilmesine gerek bırakmaz.

Bileşik sözcükler yazılırken, her sözcük kendi içindeki kurala göre yazılır. Ancak araya “:” imi konmadan bitiştirilir. Örneğin Atatürk yazarken, Ata sözcüğü kendi içinde, Türk sözcüğü de kendi içinde, kurallara göre bağımsız yazılır. Ek almış sözcüklerde ise sözcüğün kökü veya gövdesi özgün biçimde yazılır. Sözcüğe gelen çekim ekleri kendi içinde kurallara göre yazılır. Sezilebilen eklerde ünlüler kullanılmaz. Orhun yazısı, Göktürk dönemindeki Türkçe kurallarına göre oluşturulduğu için sorunsuzca okunup yazılabilirdi. Ancak günümüzde Türkçenin kuralları doğal değişimlere uğramıştır. Örneğin, geçmişte birçok ses ile (D, G, L, M, N, O, P, R, Ş, Z gibi) sözcük başlamazdı. Ancak günümüzde bu kural değişmiştir. Örneğin bugün “demir” olarak söylediğimiz sözcük, geçmişte “temür” biçiminde idi. D sesi başa gelemezdi. Bu nedenle yazarken başta ünsüz damga olan sözcükler ilk sesleri A veya E sesleriymiş gibi kabul edilerek okunurdu. Örneğin, A + Kalın R damgaları görüldüğünde “ara” diye okunurdu. Çünkü başta R sesi olamazdı.

Çevrimiçi olarak istediğiniz yazıyı şuradan Göktürkçe olarak yazabilirsiniz. Dilerseniz cep telefonunuza indirerek sürekli kullanabilirsiniz:

http://www.tamga.org/2016/01/web-tabanl-gokturkce-cevirici-e.html

Türkçemizi ve abecemizi koruyup yaşatmayı ödev bilelim… Gelecek kuşaklara da sevdirelim…

 

Yorum Yapın

Yorumlar

Bir Yorum Yapın

Lütfen yorumunuzu girin.
Lütfen adınızı buraya girin.